25
May

sabah kendimi…

gri ve serin sokağa bıraktığımda havada hafif bir yasemin kokusu vardı. gülümsedim… ardından şimdiye kadar bir sarmaşığın arkasına gizlendiği için göremediğim bir dut ağacının salkım salkım sarkan dutları dikkatimi çekti; olgunlaşan bir kaç tanesini ağzıma atarak yürümeye devam ettim, bir kedi “yakaladım seni” der gibi bana baktı, ona da gülümsedim. tren istasyonu yerine geçici olarak yapılan devasa demirden köprüde her sabah olduğu gibi fatmanım’la karşılaştım. artık epey yaşlı ve hep yorgun olan fatmanım bu sabah sanki daha da yorgundu. uzandığı basamaklardan hafifçe başını kaldırarak bana baktı, yine gülümseyerek “günaydın” diye fısıldadım… şu sıralar, her sabah sahil yolunda beni karşılayan sarı güllere bakıp mutlu oldum, o esnada hemen yanı başımda bir karga kana kana su içiyordu…

hayata içimden sarıldım…

ve bütün bunlar olurken kulağımda ben howard gümbür gümbür

keep your head up

diyordu.

şimdi nefis bir yağmur yağıyor ve içimden hala şarkıyı fısıldıyorum.

kedi mi? dünden beri düşündükçe beni güldüren kedi o; bizim mahalleden elbette 😉

Oh yeah, keep your head up, keep your heart strong
No, no, no, no, keep your mind set, keep your hair long
Oh my, my darlin’, keep your head up, keep your heart strong
Na, oh,

Leave a Reply

12 − 6 =

Skip to toolbar