20
Jun

tbt niyetine…

veya hayattayım demenin bir biçimi olarak 20 haziran 2012’den bir yayın…

ve söylemeden edemeyeceğim; artık the delikanlı genç bir adam ve adalar prensesi genç bir kız. durdurun zamanı inecek var demek istiyorum bazen!

***

deniz çırpıntılı.

zorunlu hallerin dışında, pek sosyal değilim bugünlerde. öğle tatilleri, bu yüzden kendimle kalışıma bir fırsat; kitaplarsa aracılar.

isabel allande okuyorum. yıllardır, ursula ve isabel beni sağaltır…  ama bambaşka biçimlerde. ursula, daha soyut, adlandıramadığım, varoluşuma, varoluşumuza, evrene dair ağrılarımı giderir; isabel’se daha dünyevi, daha somut, görünen acılarımı azaltır…

yerdeniz’leri her 3-4 yılda bir okuyarak; kendimi formatlarım mesela. belki de büyümeye bu kitaplarla direnirim. kimbilir?

ruhlar evi ise doğumlarıma eşlik eden kitaptır.  the delikanlı’nın ve bizim adalar prensesi’nin hamilelik süreçlerinde, doğum sonrasında ve  onları emzirirken, ruhlar evi beni ayakta tuttu. hayatta tıkandığımda, bu kadının pervasızca, biraz da dangıl dungul yazdığı dünyasına girmek hoşuma gidiyor; hayata geri dönüyorum…

ve şimdi de işimin başına dönmeliyim…

onca zamandır pink martini dinlerim, hey eugene albümündeki “tea for two” yorumu bu sabah beni çarptı. pink martini’ye inanılmaz bir ses eşlik ediyor bu yorumda; little jimmy scott

jimmy scott’ı daha önce radyo z’de hiç çalmadım; artık dinleyeceğiz.

Leave a Reply

3 × 3 =

Skip to toolbar