kategori

world
yazmadım; içimden gelmedi çünkü… buraya yazmamanın yanı sıra hayatın ekrana yansıyan yüzünden de uzaklaştım biraz; uzaklaşmanın ötesinde sıkıldım sanırım. haftalık olarak telefona gelen ekran süresi raporlarına bile yansıdı bu durum… daha fazla okuyorum hatta yepyeni bir deneyim yaşayarak storytel  maharetiyle kitap dinliyorum; yıllardır okumak istediğim saatleri ayarlama enstitüsü‘nü hem dinledim hem de aynı anda okudum...
Read More
ve sabah yürüyüşünden olan bu çiçek sevgili ekmekçi kız için. dönemediğim mesajları için özür niyetine… *** polonyalı şarkıcı antonina krzyszton söylüyor usysz prosze.  
Read More
kendi başıma yürüyüşe çıktım… önce ormanın içinden geçerek yakınlardaki bir simit sarayına gidip çay içtim, sonrasında da yine ormandan ama biraz uzatarak ofise döndüm… fotoğraf çektim, kır çiçekleri ve sarı kantaronlar topladım. yılanlar çıktığı için biraz ürktüm, günlerden sonra yeniden ortaya çıkan pamuk pamuk bulutların ve hafif rüzgarın tadını çıkardım. bulutlara bakarken bu gece, rüyamdaki...
Read More
“… Ooo biri anlatsın hemen Nedir bu normal? Ooo canım sıkıldı artık Yoksa ben miyim anormal?…“ — bülent  ortaçgil     normalleşmeye başladık… her normalimiz de olduğu gibi yine harikalar yaratıyoruz tabii; bu konuda hiç hayal kırıklığı yaratmadığımız muhakkak! neyse, buradan devam etmeyeceğim… sadece şahane bir şarkı çalıp kaçacağım. emel mathlouthi söylüyor holm   “Gözlerimi kapatsaydım,...
Read More
bir radyo z dinleyeni için kalktı. çok ama çok üzgünüm… sevgili güneş bana ilk kez 27 haziran 2008’de şöyle seslenmişti: “Selam z., Ben şu an Atiye’nin evinde nekahat dönemini müthiş bir şımarıklıkla yaşayan Güneş’im. Burada radyonuzla tanıştım, çok sevdim. Bir şımarıklık da size yapıp çok eskilerden bir şarkı istiyorum. Uzun süren çabalarıma rağmen ulaşamadığım bir...
Read More
beni çok gerdi; bu kadar konuşulup maske bulunamıyor olması bir yana aslında kullanılma biçimini düşündüğümüzde hiç bir işe yaramayacağı, hatta daha kötü olabileceği gerçeği var. üstelik her gün serviste ve iş yerinde ofis dışına çıktığımda kullanmak zorundayım. boğulma hissi yaşıyorum sürekli; berbat bir şey! diğer yanda sürekli maskeli insanlarla karşılaşmak garip bir şey. ne yaşadığımızın,...
Read More
Sarı Çiğdem İlk biz geldik dünyaya Gelir gelmez Sevmeyi çalışmayı öğrendik Bir gün yası öğreneceğimizi Hiç bilmiyorduk. ― İlhan Berk (Anlatılır Gibi Değil Yası Çiçeklerin)   bora, gül’ün doğum günü için bir müzik listesi hazırlamamı istediğinde bir zamanlar büyük bir açlıkla toparladığım müzik arşivime daldım. arşivimi tararken, buraların hep dutluk olduğu o eski güzel radyo z günlerine de...
Read More
veya hayattayım demenin bir biçimi olarak 20 haziran 2012’den bir yayın… ve söylemeden edemeyeceğim; artık the delikanlı genç bir adam ve adalar prensesi genç bir kız. durdurun zamanı inecek var demek istiyorum bazen! *** “deniz çırpıntılı. zorunlu hallerin dışında, pek sosyal değilim bugünlerde. öğle tatilleri, bu yüzden kendimle kalışıma bir fırsat; kitaplarsa aracılar. isabel allande...
Read More
bir rüya gördüm. bir iran masalının içindeydim ve geride çok kısık sesle bir şehram nazıri melodisi çalıyordu. bütün bunları, rüyaların o saklı evrenindeki bilgelikle biliyordum… tamamen terra cotta renklerin tonlarından oluşan bir evrenin içindeydim. kaldırıp baktığımda ellerimin de sarıdan kızıla dönen bir toz renginde olduğunu farkettim ve uyandım… sevgili cahit’in dizelerinde gibiydim: bir masaldan çıkıp şiire kaçmıştım…*...
Read More
güzel yeşil erik yiyeceğiz kesin; etraftaki bütün erik ağaçları gelin gibi süzülüyorlar bugünlerde ve sanki bu yıl bahar ağır ağır tadını çıkara çıkara geliyor istanbul’a. ağaçların tomurcuklanan dallarına her gün keyifle bakıyorum ve heyecanlanıyorum… şu sıralar çalıştığım kampüste sabah yürüyüşlerini yaptığım yoldaki bütün delice armut ağaçlarını aşıladılar. bir tür büyü hissi yaratıyor bende ağaçların aşılanması. diğer...
Read More
1 2 3