“… Halil Paşa kıyıyı denizle barıştırır, denizden kıyılara selâm gönderir.”
-Nurullah Berk
içinde dönüp duran “iki kadın konuşuyor, nereden geliyor bu ses?” cümlesiyle yatakta çırpındım bir süre; uyku ile uyanıklık arasında bir yerlerde, kapalı kaldığım bir araftaydım sanki… sonra sesler birbirinden ayrışmaya başladı, sözcükler netleşti, türkçe değildi; o an anladım sesin nereden geldiğini, tamamen uyandım; yan apartmandaki, muhtemelen amerikalı olan kadının misafirleri vardı! o evden ya köpeğin evin içinde koşarken parkenin üzerinde kayan pati sesleri gelirdi ya da böyle gecenin karanlığına karışan kadın sesleri… midemdeki rahatsızlığı ve yanmayı hissettim, yatağımın yanındaki bardaktan bir yudum su aldım, geçmedi. kalktım, ağzıma bir talcid atıp bir süre evin içinde dolaştım, balkona çıktım; saat üçe geliyordu!
tekrar yatağa kıvrıldım, a.’ya “elini sırtıma koyar mısın?” diye fısıldadım. bir bedenden diğerine açılan “kapı” uykuya açılmadı bu defa; aksine, yatmadan önce bitirdiğim demir özlü kitabının sözcükleri, anları, hüznü, yükü bütün zihnimi sardı… buradan çıkmalıyım diye düşünürken bebek ağlamaya başladı, on günlük bir beden için ne kadar güçlü bir ses, diye düşündüm…
dörde kadar sayarak derin bir nefes aldım…
yediye kadar sayarak içimde o derin nefesi tuttum…
ve ardından sekize kadar sayarak nefesi yavaşça dışarıya verdim…
sonra bir kez daha, bir kez daha derken, ressam halil paşa’nın bostancı sahilinde buldum kendimi, adalara baktım, ışığın tadını çıkardım, yerdeki çakıl taşlarına dokundum… artık pazar akşamüzerini geçirdiğim sergideydim yeniden. halil paşa’nın paris günlerinde, resim eğitimi sırasında yaptığı çıplak insan figürlerine bakarken, tuhaf şekilde yüzlerdeki ifadelere takılıp kalmama bir kez daha inanamadım…
serginin küratörünün akıcı, duru türkçesi, konuya hâkimiyeti ve sözcüklerle uyum içinde hareket eden bakımlı elleri, incecik parmakları hâlâ benimleydi… anlatımındaki o pozitif enerji de…
hatırladığım, sevdiğim resimlerin önünden bir kez daha geçtim; en son dört mevsimi anlatan resimlerin önünde durdum; kış’ta derin bir nefes aldım ve çıplak dalların arasında kayboldum…
Sözünü ettiğim sergiye aşağıdaki bağlantıdan erişebilirsiniz. Serginin dün son günüydü, kaçırmadığımız için gerçekten çok mutlu olduk…
https://www.peramuzesi.org.tr/sergi/suyun-kiyisinda/1318

















