kategori

ah güzel memleketim!
“… Boşboşuna söylüyorumŞarkımı kimsecikler duymaz…” -şeyh galip, sadi merhaba canım,2 temmuz 1991’de bana yazdığın mektuba böyle başlamışsın ve şöyle devam etmişsin: “telefonu kapayınca aklım sende kaldı bir süre. sonrasında da hemen yazmaya oturdum. …., yanında olsaydım, yani yanımda olsaydın, şöyle buz gibi şaraplarımızı alıp otursaydık bir yerlere; fark etmez, rahat olabileceğimiz bir yere; başlasaydık konuşmaya...
Read More
“… Kelimeler yürür açık damar yollarından…”-asuman susam, :parrhesiastes kendini tekrar eden bir sabahtayım; 6.30 itibariyle kalkıp sabah rutinlerimi yaşadım, a. ile kahvaltı yaptım, onu geçirip, üzerimi değiştirdim, yüzüme kremimi sürdüm, mutfağı toparladım, gülsüm’e nereleri süpüreceğini “söyledim”, o ağır hareketleriyle işine başladı. gülsüm, robot süpürgemizin adı 😉 yıllarca bize çok emek vermiş, hayatımızı kolaylaştırmış yardımcımızdı gülsüm;...
Read More
“… Yaz günleri en tatlı hayâller gibi geçti Rûyâdaki esrâr dolu hâller gibi geçti…”-Mahmut Nedim Güntel canım annem, bu mektubu aslında dün yazacaktım ama durumumu biliyorsun; işler, güçler, derken bugüne kaldı. her şeyden önce yeni yaşın sağlık, huzur, mutluluk getirsin, sımsıkı sarılıyorum.biliyorsun şu sıralar eski mektupların içinde hafif kaybolmuş durumdayım; senin de mektupların var elbette...
Read More
…geniş düzlükler yeknesakondan uzak görünüyor ufuk-asuman susam, soğuk gürültü canım göbekli marul, geçenlerde youtube’da bir müzik listesine denk geldim… 80’lerin popüler pop şarkılarından oluşan bir listeydi; ve şarkıları dinlerken antalya’nın sıcak, nemli akşamlarında bir açık hava düğününe ışınlanıverdim; bir sünnet düğünü de olabilirdi bu, bir evlilik düğünü de. önemi yok, kimseler yoktu zaten. havada uçuşan...
Read More
“… fısıldadım kendime; güçlüsün hâlâtanıdık bir hisle yakınlaşmadan öncebakabilirsin gözlerine dik dik vahşi hayvanların.”–asuman susam, bakmak yeniden sevgili özgür, mektup kutularımı karıştırırken karşıma çıktı mektubun. tamamen unuttuğum bir mektup bu. sana dair hatıralarım ise yok denecek kadar az; yüzünü hatırlıyorum, çok sade olduğunu, sakinliğini ve örgülerini bir de. başka hiçbir şey yok… mektubunu, perşembeye denk...
Read More
“… elimle tutamadığımhiç görmediğim, yaşamadığımbüyük düşler hepsi de küçücük şeyler…”– bülent ortaçgil hatırlıyor musunuz? bizim karşı çatıdaki martı çiftimiz… bu yıl elbette yeniden yavrulama sezonunu açtılar. mart ayının başından beri devam eden bu üçüncü maceramızda yine çok şey yaşandı; şimdiye kadar neden hiç söz etmedim, bilmiyorum. bu yıl üç tatlı yavrumuz oldu. on gün öncesine...
Read More
“Fabrikada tütün sarar sanki kendi içer gibiSararken de hayal kurar bütün insanlar gibi…”–bora ayanoğlu başlamadan önce, sevgili neslihan’ın yorum olarak bıraktığı sorusuna buradan yanıt vermek istiyorum; neden yazıyoruz sorusuna “yanıtım” geliyor şimdi anlayacağınız…  elimde kalan ilk günlüğüm 22 nisan 1985 tarihinde başlıyor; 17 yaşındayım ve “neden insanlar bu kadar kötü…” diye başlamışım yazmaya. motivasyonum belli...
Read More
“…Bu dünyayla baş edemeyecek kadar kırılgan olduğunu o an kavradım…”-tomris uyar, aramızdaki şey artık hepimizin nefesi kesiliyor… bir tarafta ölen çocuklar ve öğretmenler, bir tarafta “devletin gücüyle” örtbas edilen cinayetler var… her yeni gün başka bir karanlığa uyanıyoruz… iki gündür, olan biteni, haberleri, yorumları dinlemekten ve takip etmekten kendimi alamıyorum… söylemek istediğim hem çok şey...
Read More
“Sevgili Babacığım, size bu satırları Antalya’da parkta yazıyorum. Lâtif bir hava var…” temmuz ayında hayatını kaybetmiş tomris uyar. daha önce de yazdığım gibi 1995–1999 yıllarını kapsayan günlüklerini o yaz almışım ve anladığım kadarıyla yıl sonuna kadar da tomris okumaya devam etmişim; evdeki tomris külliyatının ciddi bir kısmı 2003 yılında alınmış, yaz, kış şeklinde tarih düşmüşüm...
Read More
“Yoğun bir pus asılıydı gökte…”-tomris uyar, beyaz bahçede günler hayatın “normal” akışı, memleketin bunaltıcı gündemi, işler güçler, annem ve canım tomris’le geçiyor. tomris’in günlükleri, tomris’in öyküleri ve tomris’e yazılmış şiirler beni her şeyden biraz uzaklaştırıp, başka bir hayata kaçırıyor; çok uzak geçmişte kalmış bir hayata! okuduğum günlükler, 1995–1999 yıllarını kapsayan “yüzleşmeler: bir uyumsuzun notları” başlığı ile toplanmış gündökümleri… benim mezun...
Read More
1 2 3 11