kategori

ya dünya!
yazmadım; içimden gelmedi çünkü… buraya yazmamanın yanı sıra hayatın ekrana yansıyan yüzünden de uzaklaştım biraz; uzaklaşmanın ötesinde sıkıldım sanırım. haftalık olarak telefona gelen ekran süresi raporlarına bile yansıdı bu durum… daha fazla okuyorum hatta yepyeni bir deneyim yaşayarak storytel  maharetiyle kitap dinliyorum; yıllardır okumak istediğim saatleri ayarlama enstitüsü‘nü hem dinledim hem de aynı anda okudum...
Read More
eve geldiğimde saat dokuza geliyordu;  kimse yoktu. bir dilim karpuz kestim, peynir ve ekmekle onu yedim. yanında da  midnight diner: tokyo stories izledim. tam benlik bir dizi ve şu sıralar ilaç gibi geldi… sonra mutfağı toparlarken spotify’dan dizinin soundtrack’ini dinledim. hiç planlamıyordum ama dolaptan soğumuş şarabı çıkarıp açtım ve bir kadeh koydum. mutfakta yarı karanlıkta tokyo öykülerine...
Read More
ve sabah yürüyüşünden olan bu çiçek sevgili ekmekçi kız için. dönemediğim mesajları için özür niyetine… *** polonyalı şarkıcı antonina krzyszton söylüyor usysz prosze.  
Read More
hem fiziksel yorgunluk yaşıyorum hem de annemin değişiyle gönül yorgunluğu; ayrıntısına burada girmek istemiyorum! bugün neredeyse bütün günü evi toparlayarak ve temizleyerek geçirdim. çamaşır yıkadım, dolapları düzenledim, buzdolabını temizledim. çiçeklerimle ilgilendim; hastalanan kaktüsü, diğerlerini de kontamine etmemesi için tamamen söküp attım… “iyilik ve dinginlik için zeytin yaprağı tütsüsü yapacağım, siz de odalarınızı temizleyin” dedim çocuklara. a....
Read More
kendi başıma yürüyüşe çıktım… önce ormanın içinden geçerek yakınlardaki bir simit sarayına gidip çay içtim, sonrasında da yine ormandan ama biraz uzatarak ofise döndüm… fotoğraf çektim, kır çiçekleri ve sarı kantaronlar topladım. yılanlar çıktığı için biraz ürktüm, günlerden sonra yeniden ortaya çıkan pamuk pamuk bulutların ve hafif rüzgarın tadını çıkardım. bulutlara bakarken bu gece, rüyamdaki...
Read More
bir sabah; tekrar etmeyen şey ise sert rüzgar ve ardından gelen yağmur… bu sabah da her zaman olduğu gibi 4.55‘de alarmım çaldı ve kalktım. mutfağa gidip ilacımı içtim. ardından banyoda yüzümü yıkadım ve dişlerimi fırçaladım. salona geçip pencereleri ve perdeleri açtım ve 25 dakika qigong çalıştım. saat 5.30 olmuştu; biliyorum çünkü alarmım tekrar çaldı. belim...
Read More
“… Ooo biri anlatsın hemen Nedir bu normal? Ooo canım sıkıldı artık Yoksa ben miyim anormal?…“ — bülent  ortaçgil     normalleşmeye başladık… her normalimiz de olduğu gibi yine harikalar yaratıyoruz tabii; bu konuda hiç hayal kırıklığı yaratmadığımız muhakkak! neyse, buradan devam etmeyeceğim… sadece şahane bir şarkı çalıp kaçacağım. emel mathlouthi söylüyor holm   “Gözlerimi kapatsaydım,...
Read More
tamamlamam gereken işi,  iki ekran ve açık altı pencere arasında gidip gelerek yaparken günün erken  saatlerinde başlayan baş ağrım inanılmaz bir hal aldı. şimdi durdum ve bugün içeceğim üçüncü ağrı kesici niyetine, hüsnü arkan ve erkan oğur‘dan fikrim yok‘u döndürmeye başladım. belki de hiç ağrı kesici almamalıydım! fotoğrafı sabah çektim. şu sıralar kampüste yaptığım yürüyüşlerde...
Read More
şahane kitabı mutfağın hatıra defteri buluşmasında tanışmıştık sevgili arpi veya benim bildiğim adıyla küçük joe ile. keyifle takip ettiğim bir blog yazarıyla tanışmıştım böylece ve sanırım o da radyoyu o tanışma sonrasında takip etmeye başladı. #covid19 günleri oyununa mutfağı, ekmeği ve burada hiç çalmadığım bir sesle o da katıldı; evet sözü ona bırakıyorum;   “Merhabalar,...
Read More
“… So when I hear about The hole in the sky Saltwater wells in my eyes…” ― julian lennon, saltwater   oyuna ara verip julian lennon‘dan saltwater‘ın dinleyelim. julian lennon, john lennon’ın ilk çocuğu ve babasına hem yüzünün hem sesinin benzerliği inanılmaz; beatles’ın “diamond with the diamonds“, “hey jude” ve “good night” şarkılarına doğrudan ilham...
Read More
1 2 3 8