kategori

contemporary classical
“sabah kucağıma yuvarlanır,usulca sarılırım ona…”– raven howell, petunya günleri kıymetlidir elbette ama yazın, sıcaklar başlayınca tadım kaçıyor. eskiden sıcağa daha dayanıklıydım; malum antalya’da doğdum, büyüdüm… sabahları alışkın olduğum enerjiyle kalkamıyorum; bu sabah da öyle oldu. dişlerimi fırçalarken yaptığım egzersizlerle başladım güne her zaman olduğu gibi, ama nedense yoruldum, ardından diğer egzersizlerimi de kendimi zorlayarak yaptım;...
Read More
“Herkes, içinde bir oda taşır...”-franz kafka, mavi oktav defterleri sesiyle uyandım gece… “ne yapıyorsun?” diye bağırıyordu bu ses, sonra bir kaç kere tekrar etti soruyu ve ardından “ne oluyor sana? dedi; sert ve ürkütücüydü. sesin nereden geldiğini anladım… ardından kadının sesini duydum ama ne dediğini anlamadım. sonra adam kadına ne olduğunu söyledi; bir ailenin mahremiyetini...
Read More
“… Oh, oh, oh, ah-la!Her günün ışığıHer günün ışığıSiz beni duyuyorsunuz!Her günün ışığıSiz beni duyuyorsunuz!...” -head honcho şarkısının nakaratı gece düzgün uyuyamadım ve bedenimdeki ağrılarla her zaman olduğundan daha geç kalktım. biraz esnemeye çalıştım ama hiç gücüm yoktu. pencereleri açtım, salonun akşam dağınıklığını toparladım ve çalışma masama geçtim. uzun bir süredir dinlemediğim bir melodiyi (clint...
Read More
“rüyamda sağ bir geyiğin düş kırıklığına uğramış avcıdan af dilediğini gördüm.” – nemer ibn el barud yapmıştım dört gece önce rüyamda. iki küçük tepside, ekmeğin üstüne minik patatesler yerleştirmiştim niyeyse; bunlar pişer mi acaba diye düşündüğümü hatırlıyorum… diğer bir tepsi ekmeği ise havuç dilimi baklava şeklinde yapmıştım… gecenin ilk saatlerinde uyandım ve ekmek tepsilerinden ibaret...
Read More
“hareket halinde olmak içinde hep bir vaat taşır. hem istasyonlarda hem de müzikte.” – kuş evi, eva meijer ve hatta aylar ayları kovaladı; ben sessiz ve akvaryum gibi bir odanın içinde, sözcüklerin peşinde gittikçe sessizleştim… içimde durmadan yüzeye çıkıp derin bir nefes alma arzusu olsa da “küçük kara bir balığın” peşinde kaya diplerine doğru yol...
Read More
“there is a universe inside your head, constellation of things you left unsaid“* – lauren aquilina o buz gibi denizinde yüzerken neden yıllar içinde soğuk sularda yüzmeyi sevmeye başladığım konusunda bir “aydınlanma” yaşadım! artık suyun içinde kaybolmayı, suyla bir olmayı değil suyu tamamen hissetmeyi seviyordum ve istiyordum… kendimi, varlığımı o buz gibi suyun içinde yeniden...
Read More
eminönü’ne gitmiştim. dönüşte marmaray’da lise çağlarında bir çocuğa denk geldim. kılığından kıyafetinden tarikatçı bir ailenin çocuğu olduğunu düşündüm. bol kumaş bir pantolon giymişti; üzerinde uzun, cübbeye benzeyen bir kıyafet vardı ve içindeki gömleği yakasızdı. yanında oturan, annesi olduğunu düşündüğüm kadın youtube’dan dua videoları izledi yol boyunca; arapça metnin altında harfleri takip eden bir imleç sürekli...
Read More
bulutlara doğru yürüyerek başladım. buna bir parça çalmasam olmazdı! bir ezio bosso melodisi geliyor şimdi cloud, the in mind on the (re) wind diyoruz.
Read More
a.’dan gelen “cuma günü annem gökte yıldız oldu” mesajını gördüğüm anda ağlamaya başladım ve sessizce ağlaya ağlaya uyuyakaldım. bütün gece uykuyla uyanıklık arasında bilge teyzeyi düşündüm. bütün gece bana, kalın camlı gözlüklerinin ardından gülümsedi… iki gündür ona dair içimde ve zihnimde kalan “görüntüler” dönüp duruyor… ışıklar’da martı apartmanındaki evinin salonunda oturuyorum… masanın üzerinde her zaman...
Read More
“Ejderhaların varlığını inkâr edenler genellikle ejderhalar tarafından yenir. Kendi içlerinden.”  – Ursula K. Le Guin radyonun en sadık dinleyenlerinden biri olan sevgili ok. pandeminin ilk günlerinde yazdığı mektuba devam etmiş. yazmaktan, kendi cümlelerimizi kurmaktan çok korktuğumuz, unuttuğumuz bu günlerde yaptığı o kadar kıymetli ki. ve içinde olduğumuz bu tuhaf günlerin en fazla sıkıntısını çekenlerden birisi...
Read More
1 2 3 4