kategori

contemporary classical
bulutlara doğru yürüyerek başladım. buna bir parça çalmasam olmazdı! bir ezio bosso melodisi geliyor şimdi cloud, the in mind on the (re) wind diyoruz.
Read More
a.’dan gelen “cuma günü annem gökte yıldız oldu” mesajını gördüğüm anda ağlamaya başladım ve sessizce ağlaya ağlaya uyuyakaldım. bütün gece uykuyla uyanıklık arasında bilge teyzeyi düşündüm. bütün gece bana, kalın camlı gözlüklerinin ardından gülümsedi… iki gündür ona dair içimde ve zihnimde kalan “görüntüler” dönüp duruyor… ışıklar’da martı apartmanındaki evinin salonunda oturuyorum… masanın üzerinde her zaman...
Read More
“Ejderhaların varlığını inkâr edenler genellikle ejderhalar tarafından yenir. Kendi içlerinden.”  – Ursula K. Le Guin radyonun en sadık dinleyenlerinden biri olan sevgili ok. pandeminin ilk günlerinde yazdığı mektuba devam etmiş. yazmaktan, kendi cümlelerimizi kurmaktan çok korktuğumuz, unuttuğumuz bu günlerde yaptığı o kadar kıymetli ki. ve içinde olduğumuz bu tuhaf günlerin en fazla sıkıntısını çekenlerden birisi...
Read More
“…What are you here for? What are you living for?…” – Nirmala Nair başka bir köşesinden, başka bir kadınla tanıştıracağım. adı nirmala nair. bir hintli ve fakat güney afrika’da yaşıyor. arada bir dönüp onun youtube videosunu izliyorum; bir melodi gibi ve ilaç niyetine… aşağıda onun videodaki sözlerinin serbest bir çevirisi var. “deadline” sözcüğü için “vade”...
Read More
gece saat 3.10… saat ikiden beri uyanığım… bir süre salondaki koltuğa geçip uyumaya çalıştım ama gece beni tamamen ele geçirdi; onun evreninin rüyalarla çevrili bulutsu yakasında değilim sert ve karanlığını en yoğun şekilde hissettirdiği yerdeyim… salonda yılbaşı ağacının ve bilgisayarın ışığı var sadece. ocak ayı olmasına rağmen ev soğuk değil… kalorifer yanmıyor… bu yılbaşı bize...
Read More
nefesim kesilmiş durumdaydı… boğazımda kocaman bir yumru takıldı kaldı… yüreğimde bir tavanın ağırlığı öylece duruyordu… ve iki gündür herkesi heyecanladıran iki minik meleği düşünüyorum durmadan; o kadar saat ne hissettiklerini, nasıl korktuklarını, küçücük kalplerinin nasıl attığını hayal bile edemiyorum… *** bugün olafur arnalds‘ın ada şarkıları‘nı döndürdüm durdum. şimdi size çalacağım melodi çalmaya başladığında gözyaşlarıma hakim...
Read More
bu kaçınılmaz bir şey mi? bu döngü… bir yeniden ortaya çıkma hali… sabah karşı apartmandaki yaşlı kadın; sandalyeleri açtı, krem rengi püsküllü masa örtüsünü serdi… iki gündür ortada görünmüyordu oysa; yoklar her halde diye düşünmeye başlamıştım. hemen karşımda oldukları halde, pandeminin başlangıcından bu yana farkettiğim yaşlı bir çift var karşı apartmanda. açık tenli, ikisi de...
Read More
bu fotoğrafı yayınladığında içimde çalan şarkı belliydi… ondan kaçtım! başka bir melodi kendiliğinden gelir nasıl olsa diyordum ama o bütün sesleri susturdu… teslim oldum… eternity and a day: by the sea geliyor. elenei karaindrou elbette. [audioplayer file=”http://radyoz.info/wp-content/uploads/2020/07/eleni-karaindrou-eternity-and-a-day.mp3″ bg=”b6b4b2″ leftbg=”b6b4b2″ lefticon=”c8c5c5″ track=”ffffff” tracker=”f2b5b5″ text=”000000″ righticon=”ffffff” width=”300″ rightbg=”7b7b7b” volslider=”ffffff” skip=”ffffff”] fotoğrafın tamamını buraya bırakıyorum; o yukarıdaki mavilik...
Read More
epeydir bizim mutfak balkonunun penceresinde takılıyorlar. yavrularla ve serçelerle değil ama bu güzellikle epey samimi olduk. eğer yemleri kalmadıysa pencereye iyice yaklaşıp içeriye dik dik bakıyor… bir ara yanlışlıkla çavdar unu alıyorum diye aldığım çavdar tanelerini pencerenin önündeki klimanın üzerine koymakla başladı her şey. çavdar taneleri bitti, buğdaya geçtim şimdi de bulgur veriyorum. sanırım mutfak...
Read More
  “Kıyıya vurmadıkları sürece, balıklar suyun farkında değildirler…” ― ursula k. le guin   sevgili orhan katıldı; inanılmaz güzel bir ejderhanın gölgesindeki çalışma masası, ursula le guin’e yazılmış bir mektup ve şahane bir melodiyle. bir süre önce ben de, ‘bütün bu çılgınlığı yaşasaydı ne derdi acaba‘ diye düşünmekten kendimi alamamıştım… melodimiz dirk maassen‘den la mer....
Read More
1 2 3 4