kategori

radyonun ruhu!
“... Ateş suda yanar mı? Yanar belki bir ihtimalToprak basmak için değil, ona geri dönebilecek miyim?…“ ve büyük ev ablukada dinlemeye devam ederek evin yakınlarında uzun bir yürüyüş yaptım. sonrasında en yakın kitapçıda aradığım kitabı buldum ve sahilde yaseminli yeşil çayımla birlikte hazırladığım rokalı yumurtalı avokadolu sandviç eşliğinde denize karşı şiir okudum… döndüğümde ada ile...
Read More
“… ağaç bile bile yaprağını döküyor aşağı…” – küçük iskender, lalenin gömleği gece yine çok uyanmalı, çok kalabalık rüyalı ve huzursuzdu… bir rüyada, çok gençtim ve abd’ye gidecektim, şu anda evde kullandığımız en büyük valize, yarı karanlık bir odada, elime ne geçirirsem koyuyordum. sonra birden orada geçireceğim günlerin yaz mevsiminde olacağını farkedip, bu kazakları niye götürüyorum...
Read More
itibaren yeniden çalışmaya başladım. şu saçma sapan kapanma döneminde, evin tatlı ve sakin rehaveti içinde zihnimin kendini rölantiye almaya başladığını farkettim ve ürktüm. yeni bir şey öğrenemeyecekmişim gibi hissetmeye başladım mesela; tuhaftı. yeni hayat “resmi” olarak başladı yani… sabahları idealtepe’den caddebostan’daki ofise kadar yürüyorum. bilenler bilir, uzun ve keyifli bir yol bu. fotoğraf sabahtan. her...
Read More
rüyadan kaçınca aether bulur mavinin kıyısındaki seniz. dörde doğru uyanıyorum… ama bu gece, mad mikkelsen’ın oynadığı bir filmde kızına söylediği gibi 500’den geriye saymaya başlayarak uykuya parçalı da olsa geri dönebildim… her uyuyup uyandığımda geriye rüyalarımın bir anı, küçük bir parçası, sıkışıp kaldığım bir düşüncenin dönüp durması hali kaldı. bir rüyada büyük bir marketin kutular...
Read More
mahallenin sokak aralarında yürüyüş yapmaktan sıkılıp bu sabah 6.30’da sahile inip yürüdüm. sadece ben, kargalar, martılar, uzaktan gördüğüm parka bakım yapan iki belediye çalışanı ve bir kedi ile karşılaştım; kimseler yoktu… o tenhalıktan hem biraz ürktüm hem de çok keyif aldım… fotoğraf sabahtan; inanılmaz güzel bir ışık vardı. yürüyüş müziklerim DeVotchKa‘dandı. bir şarkıyı buraya bırakmalıyım...
Read More
“… But life is coming back to meOne winning ticket is all you needAnd all falls in place suddenlyRemember, one winning ticket is all you…” yeniden bir hayat kurmaya çalışıyorum; yeni ritimlerden, yeni rutinlerden, eskiden yapılan her şeyin başka bir döngü içinde yerini almaya çalışmasından, biçimini değiştirmesinden oluşan bir araf hali bu! çok iyi bildiğimi...
Read More
… And in your soulThey poked a million holesBut you never let them showCome on, it’s time to go… 2006 yılında bir buhran döneminde ve elime geçen zengin bir mp3 arşivi sayesinde 7 kişilik bir arkadaş grubuna e-posta mesajlarıyla bu kampüste başladı. her nefes darlığında dışarı koştum ve kendimi doğaya bıraktım… bu manzara, orman, geyikler,...
Read More
bana burası radyo şarampol‘ü gönderdiğinde ne yaptığını çok iyi biliyordu. kitabın beni olduğum yerden alıp erken gençliğin, o kendini keşfetmeye ve hissetmeye başlamanın zorlu ve fakat bir o kadar da heyecanlı yolculuğuna geri götüreceğinin elbette farkındaydı. üstelik, kitabın “evreni” tam da o kendimi keşfetme ve hissetme yolculuğumun geçtiği coğrafyayı, sokakları, caddeleri, çay bahçelerini, deniz kıyılarını,...
Read More
içinde gibiyim iki gündür burada… pencerenin ardında lapa lapa yağan kara içimde uçuşan pek çok his eşlik ediyor. birikemeyen, toprağa tutunamayan kar gibi içimdeki hislerin de bir yerleşikliği yok; bir yerlerde yüzeye çarpıp sağa sola savruluyorlar… emeklilik sürecinin bürokratik hengamesi yanında yaptığım işlerin devri bir krize dönüşmüş durumda… bazen buradan çıkamayacakmışım hissi yaşıyorum ve nefesim...
Read More
“Kendim olmaya karar verdim. İyi de kendim kimdi, nasıl biriydi?“ – F. M. Dostoyevski, Ecinniler bir “çanta” hazırlıyorum şu sıralar. yeni bir hayat ve başlangıçlar için… umuyorum uzun bir yolculuk olacak bu… gideceğim yola dair bazı hedeflerim var. son bir kaç gündür bir liste yapmaya başladım; yapılacaklar ve gidilebilecek yollar listesi. bu yollarda hem eski...
Read More
1 2 3 30