kategori

throwback
bu fotoğrafı yayınladığında içimde çalan şarkı belliydi… ondan kaçtım! başka bir melodi kendiliğinden gelir nasıl olsa diyordum ama o bütün sesleri susturdu… teslim oldum… eternity and a day: by the sea geliyor. elenei karaindrou elbette. fotoğrafın tamamını buraya bırakıyorum; o yukarıdaki mavilik olmasa eksik kalırdı.    
Read More
uyandım. gördüğüm saçma sapan bir rüyanın yaşattığı hisle başlamıştı muhtemelen bu ağrı… dün akşam izlediğim 27 mayıs haber ve yorumlarının  etkisiyle olacak bir idam cezası almıştım rüyamda; işte ve benim hiç ilgim olmayan bir konuyla ilgili olarak üstelik… bunalmış halde ve ter içinde uyandığımda hemen kalktım. yirmi dakika kadar qigong hareketleri yaptım; ağrı biraz hafifledi....
Read More
bu sabah da uyandığımda annemin sözleri zihnimde çınladı; “kalkın çeşmelerden zemzem suları akıyor”… kendi çocukluğunun bayramlarından bir anekdottu bu aslında; ninesinin sözleriydi! sanırım hiç bir zaman bayram sabahlarını, babamla ve bizimle, hayal ettiği gibi yaşayamadı. bu bayram her hücremle hissettim bunu ve itiraf edeyim içim sızladı. bunu biliyorum çünkü artık ben de bazen bazı anları evdekilerle hayal...
Read More
diyerek tam da şu fotoğrafın çekildiği yıllarda çıkan ve  ablamla birlikte  çok sevdiğimiz bir şarkıyı çalıyorum şimdi… bizim evimizde, yeşil pötikareli masa örtüsünün sahne kıyafeti, ütünün kordonunun mikrofon olduğu zamanlardan bu şarkıyı gökben söylüyor, şiribim şiribom 🙂 hamasetten uzak, çocukların hakikaten eğlendiği ve güldüğü, geleceğe güvenle bakabildiği ve hayal kurabildiği bayramlar diliyorum elbette…
Read More
bir radyo z dinleyeni için kalktı. çok ama çok üzgünüm… sevgili güneş bana ilk kez 27 haziran 2008’de şöyle seslenmişti: “Selam z., Ben şu an Atiye’nin evinde nekahat dönemini müthiş bir şımarıklıkla yaşayan Güneş’im. Burada radyonuzla tanıştım, çok sevdim. Bir şımarıklık da size yapıp çok eskilerden bir şarkı istiyorum. Uzun süren çabalarıma rağmen ulaşamadığım bir...
Read More
ama üç gündür zihnimde o yolculuktan bir cümle dönüyor; yüzünde tatlı bir gülümseme olan ve şekerim diye başlayan cümleler kuran yengemin cümlesi: “meskun mahalden geçiyoruz hız sınırı…” o cümledeki hız sınırı neydi bugün bilmiyorum ama etrafında ağaçlar olan asfalt yol çok fazla anıya çıkıyor üç gündür. arka bahçedeki kayısı ağacının yapraklarının gölgesinin düştüğü oda… o...
Read More
Sarı Çiğdem İlk biz geldik dünyaya Gelir gelmez Sevmeyi çalışmayı öğrendik Bir gün yası öğreneceğimizi Hiç bilmiyorduk. ― İlhan Berk (Anlatılır Gibi Değil Yası Çiçeklerin)   bora, gül’ün doğum günü için bir müzik listesi hazırlamamı istediğinde bir zamanlar büyük bir açlıkla toparladığım müzik arşivime daldım. arşivimi tararken, buraların hep dutluk olduğu o eski güzel radyo z günlerine de...
Read More
“A cloud swims in my head.“ ― Virginia Woolf   bu uzun sessizlikte kocaman bir yaz geçti… çeşitli kitaplar okundu, filmler ve diziler izlendi…. sıcaklardan ve memleketin tüketen gündeminden ve ruh halinden bunalındı… saçma sapan bir seçim süreci sonlandı demek istiyorum ama öyle olmadığını hepimiz biliyoruz… enteresan ve bir o kadar güzel ve masmavi bir...
Read More
veya hayattayım demenin bir biçimi olarak 20 haziran 2012’den bir yayın… ve söylemeden edemeyeceğim; artık the delikanlı genç bir adam ve adalar prensesi genç bir kız. durdurun zamanı inecek var demek istiyorum bazen! *** “deniz çırpıntılı. zorunlu hallerin dışında, pek sosyal değilim bugünlerde. öğle tatilleri, bu yüzden kendimle kalışıma bir fırsat; kitaplarsa aracılar. isabel allande...
Read More
bir şeyi, irvin d. yalom tek bir cümleyle özetlemiş… geçenlerde aniden karşıma bu cümle çıktığında, tam olarak budur diye düşündüm: “hatıralar aslında sandığımızdan daha kurgusal” geçmiş geride kaldıkça ve bizden uzaklaştıkça, onu birlikte yaşayan insanlar olarak, ona yüklediğimiz anlam, içerik ve duygu açısından tamamen farklılaşıyoruz ve o geçmiş aslında bizim kim olduğumuza, ne yaşadığımıza ve...
Read More
1 2