kategori

female vocalists
“nobody feels any pain tonight as I stand inside the rain ev’rybody knows that Baby’s got new clothes but lately I see her ribbons and her bows have fallen from her curls. she takes just like a woman, yes, she does she makes love just like a woman, yes, she does and she aches just like a woman but she breaks just like a...
Read More
çünkü biraz bunaldım. bütün gün, dışarı çıkıp uzun bir yürüyüş yapmayı, grandola’da bir top yemyeşil after eight dondurma eşliğinde sade türk kahvesi içmeyi ve hatta sinemaya gitmeyi hayal etmiş olabilirim… #evdekal rutinimi sürdürdüm elbette ama çocuklar bile huzursuzluğumu hissettiler. dün ikisi de, korona günlerinde zamanımı büyük ölçüde mutfakta geçirdiğim konusunda bir tespitte bulundular; mutfakta ve mutfağa...
Read More
“… Its gonna feel just like those raindrops do When they’re falling down, honey, all around you…“ ― lorenz hart     marmaray’da dönüş yolu. yanımda bir anne kız var. 4-5 yaşlarındaki ufaklık biraz haylazlık yapıyor; sanırım oturmak istemiyor.  sürekli kıpırdanarak yere doğru kaymaya çalışan ufaklığa annenin söylediği ise “ gel buraya atarım yoksa seni...
Read More
belki de çıkıp yürümeliydim biraz ama tuhaf bir yorgunluk var bu aralar üstümde. sabahları vücudumun her yeri ağrıyarak uyanıyorum… kahvaltı yaptık, a.çıktı, bugün çalışması gerekiyor çünkü,  çocuklar hala yataklarındalar. pazarları genel olarak iş günümüz;  ev halkının hepsinin biraz ucundan tuttuğu temizlik, çamaşır ve belki bir az ütü günü. bugün buna da halim yok! dışarıda yağmur...
Read More
çıkış için, herşeyden, itişten kaçıştan, gürültüden, uğultudan uzakta, akdeniz’in ortasından, girne’den kendimi yüzeye doğru yavaşça bırakıyorum ve soluksuz bir şekilde yeniden ortaya çıkıyorum… geride bıraktığım yarın yüzyılı kutlamak için bunca senedir hep mesafeli durduğum bu ada’ya geldik… doğduğum topraklara, suya yakın diye… akdeniz diye…  yeni bir yer diye… yeni bir nefes diye… iyi yaptık; kesinlikle iyi yaptık… burası insanın, en...
Read More
ispanya iki gün değil de iki hafta gibi uzakta kaldı bir anda. ama dün gece rüyamda hala barselona’nın caddelerinde, sokaklarında dolanıyordum… upuzun ve sonsuz bir şekilde uzanan sokaklarda, göğe yükselen helezonik binalar vardı; ben küçücüktüm ve sanki bir anlamda, barselona’nın gaudi’nin ruhuna sahip olan alt evrenine kaçmıştım. gülümseyerek uyandım… ilk fırsatta, burada ispanya notlarımı paylaşacağım. şimdi kovaks dinleyelim bugün...
Read More
oluyor burada, nedenlerine girmek istemiyorum… şimdi bir “an” durup, benim dışımda akan zamana bir dur deyip, nefes almaya ve hayata bir kaç not düşmeye ihtiyacım var… hadi şu andan başlayıp geriye doğru gidelim… bu sabah, bol rüyalı huzursuz bir gecenin ardından, erkenden uyandım… akşam bizim ada’nın gösterisi var; heyecanı inanılmaz… onu okuluna bıraktım ve kendimi çalışabileceğim bir yere...
Read More
öğle tatilinde karşılaştığım bu  güzeller güzeli yusufçuğa gelsin… zuhal olcay pervane diyor elbette.    
Read More
eskisi gibi yazamıyorum… belki içinde olduğumuz ortamdan, belki benden ötürü; ikincisi olma ihtimali daha yüksek sanırım… kasım ayı öylece geçti. oysa her kasım mutlaka tom waits’in ve max richter’in november’larını dinlerdik öyle değil mi? belki de pek fazla yağmur yağmadığındandır; kimbilir… *** 2016 yılı kara trenin seferlerinin sıklaştığı bir yıl oldu bazılarımız için; herkesin kara...
Read More
nefis bir feeling good yorumuyla başladım; hem de daha önce hiç dinlemediğim, dinlediysem de farkında olmadığım bir sesten. sabahın karanlığında, mutfakta kahvaltımı hazırlarken çalmaya başlayan bu şarkının yarattığı ‘iyilik hali’ hala hafifçe üzerimde. çalmasam olmazdı diyerek meklit hadero‘yu dinliyoruz. feeling good  
Read More
1 2