kategori

iranian
“… Ooo biri anlatsın hemen Nedir bu normal? Ooo canım sıkıldı artık Yoksa ben miyim anormal?…“ — bülent  ortaçgil     normalleşmeye başladık… her normalimiz de olduğu gibi yine harikalar yaratıyoruz tabii; bu konuda hiç hayal kırıklığı yaratmadığımız muhakkak! neyse, buradan devam etmeyeceğim… sadece şahane bir şarkı çalıp kaçacağım. emel mathlouthi söylüyor holm   “Gözlerimi kapatsaydım,...
Read More
bir bahar günü bugün… öğleyin çınarın altında bir kupa çay içimi süresi kitabımı okudum, nefes aldım ve rüzgarı dinledim. şu sıralar okuduğum kitap, hazar sözlüğü,  yapısıyla farklı ve kurgusu zor bir metin… bazen bütünden kopup kendimi, bağımsız olarak okuduğum metinlerin güzelliğine bırakıyorum ve yanlış zamanda okuyorum bu kitabı diye düşünmekten kendimi alamıyorum… buraya şimdilik küçük...
Read More
ve bana gelen fincanı kaparak bahçeye çıktım. mine’den bana güzel sade bir kahve yapmasını istedim. güneşe oturdum, baharı kokladım, “her şeye rağmen” dedim “çok güzel insanlar var bu hayatta; yüzünü bir kez olsun gün yüzüyle görmesen de dokunabildiğin, sana dokunabilen şahane insanlar” sevgili nurşen bana nefis bir fincan göndermiş bugün. ona buradan kocaman sarılıyorum ve...
Read More
okullar açıldı. geçirdiğimiz tuhaf yazdan sonra,  güzün ve kışın normal ritmine dönmeyi çok istedim. işe dönmek bile iyi geldi bugün… kahvemi yapıp, ofisin penceresinde uzun uzun göğü seyrettim. niaz nawab‘ın sımsıcak sesi ve farsçanın büyülü evreni döne döne bana eşlik etti. hadi onunla başlayalım. raft o gozash diyoruz.
Read More