kategori

fip
… vücudunuz bir tapınak değildir. Bir lunaparktır. Onun tadını çıkarın!    telefonla arayıp çok üzüleceğin bir şey söyleyeceğim dediğinde bunu hiç beklemiyordum. bu hayattaki en sevdiğim şef, anthony bourdain kara trene binmişti; hem de biletini kendisi keserek… ofis arkadaşım “hayrola” diye seslendiğinde gözlerim dolu dolu haberi ona da ilettim. kim olduğu konusunda hiç bir fikri...
Read More
belki de çıkıp yürümeliydim biraz ama tuhaf bir yorgunluk var bu aralar üstümde. sabahları vücudumun her yeri ağrıyarak uyanıyorum… kahvaltı yaptık, a.çıktı, bugün çalışması gerekiyor çünkü,  çocuklar hala yataklarındalar. pazarları genel olarak iş günümüz;  ev halkının hepsinin biraz ucundan tuttuğu temizlik, çamaşır ve belki bir az ütü günü. bugün buna da halim yok! dışarıda yağmur...
Read More
hasta başladım; midem dağıldı…  bir süredir belki biraz hoyrat davranıyordum mideme ama asıl neden başka… ayrıntısına burada gerek yok. biraz daha iyiyim şimdi; daha da iyi olacağım. kendime verdiğim sözlerden birisi bu. her yeni gelen yıla yeni sözler vermek, yeni hedefler koymak; bir tür ayar çekiyoruz sanki kendimize  bunlarla değil mi? neyse asıl niyetim ilk...
Read More
o yarım cümleyi orada bırakıp dışarıya çıktım… çünkü tam o cümlenin ortasında ‘kendimden bile sıkıldım‘ diye düşünmüştüm.  öylesine, aniden ortaya çıkan bir his. şu sıralar oluyor! insanın kendinden sıkılması hoş değil… kantine gidip sade bir kahve istedim ve bahçeye çıktım… kendimi değil,  küçük yağmur damlacıklarını hissetmek için şemsiyeyi kapattım ve ağır ağır nefes alarak kendimi...
Read More
trafik çok yoğun olmamakla birlikte artık 25-20 dakika geç iniyorum. bir süre servis arkadaşlarımdan biriyle iş yeri dedikoduları yaptık, sonra camdan dışarı seyrederek öylece oturdum; okuyamadım, uyuyamadım. ghostpoet‘in yeni albümü darkdays + canapes‘i döndürdüm durdum. albümdeki en sevdiğim parça woe is meee akşam kalan nohut’un yanına bir pilav ve salata yaptım; yemek hazırdı… yemek yaparken...
Read More
ama raporlar da bitti… hafta sonu çalışılacak işler paketlendi… öğleden sonra atıştırması olarak çilekli yoğurt yendi… kafam hala çimden dolayı dumanlı… aklım tamamen pazar’a odaklanmış durumda… bütün cadıları efsunlarıyla beraber bizimle olmaya çağırıyorum… şimdi, günü ilk yarısının bitişi şerefine kulaklığı taktım ve sesi açtım… bonga çalmaya başladı. mona ki ngi xica diyoruz. siz de sesi...
Read More