kategori

ambient
kaş’tayız… bir haftalığına tuttuğumuz yazlık evin bahçesinde yazıyorum. arka planda rüzgarın sesi, doğanın sesi, hafif bir klima sesi, ilerdeki büyük ağacın rüzgarda savrulan dallarının sesi geliyor ve peter gabriel‘in the boy in the bubble yorumu çalıyor… ada yan tarafımdaki kanepede kitap okuyor ve bir kaç kuş arada ötüyorlar. kafamı hafifçe sağa döndürdüğümde ağaçların arasından çırpıntılı denizi...
Read More
max richter‘i çağırır her zaman; yine öyle oldu… güne, written on the sky ile başlayalım.
Read More
az da uyumadım aslında, gece derin bir uykunun kollarına aniden kendimi bırakıp, sabah alarm olarak bob dylan‘ın sesi, I am fool to want you diyene kadar uyudum… tezer’in gece eve dönüşü bile uyandırmamış beni. her halde bir dakika kadar yatakta, gitmesem mi diye düşündüm  ve sonra hızlıca toparlanıp kalktım. ilacımı içtim, bacaklarımı esneterek dişlerimi fırçaladım, giyindim ve...
Read More