entrevidas…


“… Has the world gone mad or is it me?
All these small things they gather ’round me, gather ’round me….”

-ben howard, small things

italyan asıllı brezilyalı sanatçı anna maria maiolino’nun bir performansının başlığı; dün instagram’daki bir paylaşımı (tıklayınız) görünce öğrendim bunu.

“entrevidas” ilk olarak 1981 yılında gerçekleştirilmiş; rio de janeiro’da, şehir merkezindeki bir sokakta, yoldan geçenler yüzlerce—bir yerde 70 düzine yani 840 yumurta olduğu yazıyordu— çiğ tavuk yumurtasının arasından yürüyormuş bu performansta. yumurta bir yandan hayatın kırılganlığını, diğer yandan da tehlikeli bir ortamda kendini ortaya koyarak bir direniş anını temsil ediyormuş!

portekizcedeki “pisar em ovos” (yumurtaların üzerinde yürümek) deyimini somutlaştıran bu eser, başından itibaren kırılgan olan hayatı yumurta üzerinden okuyor. beden ise hayatın sürekli yeniden yaratılmasının bir metaforu, aynı zamanda da kadın öznelliğinin bir alanı olarak tanımlanıyor. öte yandan brezilya askeri diktatörlüğü döneminin de bir temsili elbette… daha sonraki yıllarda başka yerlerde, farklı biçimlerde, içinde olduğumuz hayatın pandemi, savaşlar gibi bitmeyen kırılganlıklarını temel alarak tekrarlanmış bu performans. aşağıdaki fotoğraf onlardan biri ve sağdaki, bembeyaz saçlı yaşlı kadın anna maria maiolino.

bu performanlardan birinde gözleri kapalı biri dikkatle, bu kırılgan alanın içinden yürümeye başlıyor. izleyenler ise etrafında duruyor, arada görünmez bir sınır var, içeri girmek mümkün ama riskli, her adım, bir yumurtayı kırma ihtimali taşıyor; bir gerilim alanı burası. yumurtalar sadece birer nesne değil; kırılma, parçalanma, kirlenme, zarar görme, düşme ihtimaline de kapı açıyor!

“ne içindesindir çemberin ne de dışında” durumu anlayacağınız, en azından ben öyle okuyorum bu durumu; ortamdaki kırılganlık hissi seyirciye de geçiyor, adım atmasa bile herkes “yanlış bir hareketin” eşiğinde olduğunu hissediyor!

“entrevidas”, portekizcede “hayatlar arasında” anlamına geliyormuş; hayatların birbirine değdiği, kesiştiği ama aynı zamanda birbirine zarar verme ihtimalini de taşıdığı kırılgan bir aralık. hayatların arasında, dikkatle yürümek; kırılgan, gergin ve her an bozulabilecek bir denge halineyin mümkün, neyin tehlikeli olduğunu tam kestirememe hali… her hareket, her devinim kendi içinde bir risk barındırıyor…

tanıdık geldi mi? diyerek burada susacağım!

Leave a Reply