“burası zihnimin değirmenleri”
-neslihan
öncelikle sevgili neslihan için. öte yandan bir süredir aklımda olan bir soruyu sormak için de…
neslihan için çünkü dün çaldığım parça onun mindmills adlı blogunun “burası zihnimin değirmenleri” diyerek özetlediği zihinsel altyapısını oluşturuyor… buralarda olmayı açıklamak için daha iyi bir tanım olabilir miydi bilmiyorum…
tam da bu noktada diğer nedene geliyorum. geçtiğimiz günlerde sevengül sönmez’in mektuplar, anılar, günlükler ve otobiyografiler başlıklarıyla yaptığı dört seminere katıldım. zaten zihnimde dönüp duran “neden günlük tutuyorum, neden rüyalarımı yazıyorum, neden radyo z var?” sorularını bu seminer programı iyice derinleştirdi.
sahi neden yazıyoruz sevgili blog arkadaşlarım? instagram paylaşımlarımızda fotoğrafların ötesinde neden minik de olsa notlar, metinler bırakıyoruz…
belki bana doğrudan, belki bloglarınızda, belki de bir fotoğrafın altında bunu yazarsınız…

neslihan’a yayının altına yaptığı yoruma yanıt verirken “yarın belki bambaşka bir versiyonunu çalarım şarkının. sana sürpriz olsun” demiştim. sonra olayı büyüttüm ve bir liste yaptım. spotify hesabı olmayanlardan özür dilerim…
önce biraz radyoluğumu yapıp şarkı hakkında bir şeyler anlatayım…
1968’de çekilen the thomas crown affair filmi için yazılmış bir şarkı “the windmills of your mind”. müziği michel legrand’a, sözleri alan ve marilyn bergman’a ait. ilk kez noel harrison söylemiş. sonra şarkı kendi hayatını yaşamaya başlamış adeta… oscar kazanmış, yıllar içinde sting’den dusty springfield’a kadar birçok müzisyen tarafından yeniden yorumlanmış…
şarkının evreni döngüsel; bir düşünceden ötekine dönüp duran bir zihin gibi. sözleri de spiral, çember, atlıkarınca, saat ve rüzgâr ekseninde dönme hissi üzerine kurulu. hiç bitmeyecekmiş hissi yaratıyor insanda…
fransızca versiyonu “les moulins de mon cœur” adıyla yayımlanmış. sonra aynı melodi dünyanın farklı yerlerinde başka sözlerle yeniden söylenmeye devam etmiş… fransız chanson’larından caz yorumlarına kadar çok farklı biçimlerde dinleyebiliyorsunuz bu parçayı…
bizim memleketteki en ilginç izlerinden biri ise nesrin sipahi’nin söylediği “git istersen”… birebir çeviri değil ama melodik yapısı aynı…
aslında neslihan’a sürpriz olarak çalmak istediklerim benim çok sevdiğim iranlı farhad mehrad ve oscar peterson trio yorumlarıydı ama orada kalamadım. bu ikisinin dışında listeyi yaparken keşfettiğim japonca versiyonların yanı sıra arapçasına bayıldım…
parça bittikten sonra da biraz daha içinde dönüp durmak isterseniz diye listeyi buraya bırakıyorum…
fotoğraf son cunda gezisinden…

