kategori

rock
“… Its gonna feel just like those raindrops do When they’re falling down, honey, all around you…“ ― lorenz hart     marmaray’da dönüş yolu. yanımda bir anne kız var. 4-5 yaşlarındaki ufaklık biraz haylazlık yapıyor; sanırım oturmak istemiyor.  sürekli kıpırdanarak yere doğru kaymaya çalışan ufaklığa annenin söylediği ise “ gel buraya atarım yoksa seni...
Read More
mutfağı toparlamaya başladığımda pencereden bir kumrunun sesi geldi. yavaşça yanaştım; tüyleri kabarmış halde öylece dönüp bana baktı. sonra dikkatlice geri çekildim ve telefonumu aldım. iyice yanaşarak fotoğrafını çektim. o ise hiç istifini bozmadı, hafifçe tedirgin beni gözünün ucuyla yokladı sadece… evimizin yan tarafındaki boş arazide inşaat artıklarından oluşmuş minik beton tepeciğinin hakimi köpeğimiz de oradaydı her...
Read More
tırmalamadan sadece şarkı çalarak geri dönmeliyim; en azından bir süreliğine diyerek 2018 yılının son günlerinde çok fazla dinlediğim bir parçayla 2019 yılı yayınlarına başlıyorum… mark lanegan‘dan strange religion‘ı dinliyoruz. [audioplayer file=”http://radyoz.info/wp-content/uploads/2019/01/Mark-Lanegan-Strange-Religion.mp3″ bg=”b6b4b2″ leftbg=”b6b4b2″ lefticon=”c8c5c5″ track=”ffffff” tracker=”f2b5b5″ text=”000000″ righticon=”ffffff” width=”300″ rightbg=”7b7b7b” volslider=”ffffff” skip=”ffffff”] bu parçaya geri dönüş nedenim 2018 yılında kara trene binen anthony bourdain‘ın ‘parts...
Read More
gençliğime gidiyorum derdim. bir süredir sadece bir iç anadolu şehrine gidiyor gibi hissediyorum. her şey çok geride kaldı! sanırım bu hissin nedeni şehrin o eski şehir olmaması falan değil; ben artık eski ben değilim… evet ankara’dayım ve yukarıdaki fotoğraf bugün gördüğüm en güzel şeydi; paylaşmadan edemiyorum. bir tuvalet işareti elbette 😉 *** şu an esenboğa’da...
Read More
evdeydim. sabah ev halkı gittikten sonra tekrar biraz uyumaya çalıştım. sonrasında kalkıp bir şeyler yedim ve ortadaki ütülenmiş çamaşırları yerlerine yerleştirdim. bunu yapmak ütüyü yapmaktan daha zor geliyor… öğleden sonra bir şeyler okumaya çalıştım ama olmadı; yarım yamalak bir şeyler izledim. sonra çocuklar geldi… a.’nın dün yaptığı badem sütünden kalan badem kırıntılarıyla çikolatalı kek  yaptım....
Read More
11 ekim günü yazmışım; yani beş gündür yazmıyorum… bir kaç ayrıntı dışında hayat normal ritminde aktı. yattım, kalktım, işe gittim, döndüm… evin ritmi aynen devam etti… aynı itiş kakış, aynı debelenme, memleketin aynı anlamsızlıkları sürdü… ‘daha dibi var mı?‘ derken daha da derinlere inmeye devam ettik; buradan çıkmak pek de kolay olmayacak… olan farklılıklara gelince… yeğenim e....
Read More
devam ediyoruz elbette… sırada esin’in penceresi var… bakılan yer burası olsa da içindeki sese ve hisse; “... evi sahile öyle yakındı ki bazen rüzgarın taşıdığı kumlar pencere camına çarpıp kuru sesler çıkarıyordu…” çalıyoruz. bu hissi duyan sevgili çiçek seçti şarkıyı noir desir le vent nous portera rüzgar bizi sürükleyecek diyor. [audioplayer file=”http://radyoz.info/wp-content/uploads/2017/08/Noir-Désir-Le-Vent-Nous-Portera.mp3″ leftbg=”b6b4b2″ lefticon=”c8c5c5″ track=”ffffff”...
Read More
yorgun bir halde; son iki gündür eve saat on civarı dönmüş ve bunalmıştım… eve dönüş yolunda serviste, uyku ile uyanıklık arasında puslu göğe ve denize baktım durdum. kulağımda fransızca rock ezgileri yankılandı; şu sıralar noir desir kafamdaki uğultuyu bastırıyor… [audioplayer file=”http://radyoz.info/wp-content/uploads/2017/06/05-onetrip-one-noise.mp3″ leftbg=”b6b4b2″ lefticon=”c8c5c5″ track=”ffffff” tracker=”f2b5b5″ text=”000000″ righticon=”ffffff” width=”300″ rightbg=”7b7b7b” volslider=”ffffff” skip=”ffffff”]   dönüşte migros’a uğradım, sepete...
Read More
oluyor burada, nedenlerine girmek istemiyorum… şimdi bir “an” durup, benim dışımda akan zamana bir dur deyip, nefes almaya ve hayata bir kaç not düşmeye ihtiyacım var… hadi şu andan başlayıp geriye doğru gidelim… bu sabah, bol rüyalı huzursuz bir gecenin ardından, erkenden uyandım… akşam bizim ada’nın gösterisi var; heyecanı inanılmaz… onu okuluna bıraktım ve kendimi çalışabileceğim bir yere...
Read More
mutfağın kapatılmış balkonunda yani diğer bir deyişle mutfağın köşesinde… bu akşam çalıştım yine ve ben çalışırken tezer hemen sağımda iki tavuğu parçalara ayırdı; yarın gireceği sınava hazırlık için. ben tavukların bir kısmını kurtarabilmek için marine edip buzdolabına kaldırdım. kalanları da sokağın dört bacaklı halklarına teslim edeceğiz… ikimiz de biraz bunalmış durumdayız şu an. şu aralar...
Read More
1 2 3

kategoriler