15
Dec

kar başladı yeniden…

ellerim üşüyor… yoruldum ve sıkıldım; kafamı işten kaldıramıyorum… her şeyden biraz uzaklaştım; buradan da…

az önce kendime ofiste bulduğum malzemelerle, elma, tarçın, yarım portakal ve limon suyuyla mikro dalgada tatlı yaptım; üzerine kaymakmış gibi davranarak yağsız yoğurt ekledim.

dışarıda usul usul, ince ince yağan karı izleyerek yedim…

bir tatlı krizinin eşiğinden döndüm ve annemin deyişiyle nefsimi körelttim 😉

bütün bunlar olurken çok uzun süredir dinlemediğim bir parçayı döne döne dinledim. ve içimden mırıldandım durdum: “dostum haykırıyor “uçmak kaçış için olmaz” … dostum haykırıyor “ruh erinci için uçmak” …“ruh erinci için uçmak”…

evet murat kemaloğlu

kaplumbağaların uykusuna dek 

diyor.

 

 

… essizliğin esrikliğinde
birden bir ses duydum yaklaşan
kurşunları beni hedef alan makinalı
bana adımlayan bir dostun ellerinde
biliyorum bu bir karabasan
ürküyorum ve kaçıyorum yine de

yıllar önce bacısı sevgilimdi
dondurmalı baklava kadar sevdiğim
bana kızgın kovalarken haykırıyor
bacısına ve bütün bacılara ihanet ettim diye

küçükken ben güreşmeyi hiç sevmezdim
oysa şimdi güreşe hoş bir yorum getirdim

dostumdan uçmayı öğrenmiştim
öğrenene dek kolumu kanadımı kırdım
belki parçalarımı hala saklıyordur evinde
oysa ben uçamıyorum yine
dostum haykırıyor “uçmak kaçış için olmaz”
dostum haykırıyor “ruh erinci için uçmak”
“ruh erinci için uçmak”…

Leave a Reply

50 − = 48

Skip to toolbar