kategori

güz
uçuşan perdelerle eve yayılan rüzgarı ve yağmurun nemini içime çekerek bütün pencereleri kapattım. yağmuru dinledim ve gelen güze sarılıp tekrar uyudum. bu sabah sevgili ege ve güz  için handel‘den care selva‘yı dinleyeceğiz. çünkü bugün sonbahar ekinoksu… ve fotoğraf ege’den… soprano karina gauvin söylüyor. arp, alexander weimann ve çello amanda keesmat.  
Read More
kalktım; öncesinde neredeyse iki saat yatakta dönüp durmuştum çünkü. dolabı açıp soğuk soğuk sular içtim, pencereden karanlık geceye baktım. hiç ama hiç uykum yoktu… salonda açık bıraktığım ütü masasını düşündüm ve ütü yapmaya karar verdim. yaklaşık 1,5 saat billie holiday dinleyerek ütü yaptım; sanırım düşünüyordum da, pek çok şeyi… şimdi geriye geceden kalan hiç bir düşüncenin...
Read More
artık öyle derin bir sessizliği yaşamak mümkün değil… şu sıralar yine uykum düzensiz; gecenin bir yarısı tamamen uyanıyorum ve yatakta dönmeye başlıyorum. dün gece, yine tavana, öylece bakarken dışarıdan gelen  klima uğultularına takıldım, ardından sahil yolundan geçen araçların asfalttaki teker ve motor seslerine… sonra odanın zifiri karanlık olmasını istedim ama dışarıdan hafif bir ışık beyaz...
Read More
ve şükürler olsun bayramın son günü diyorum ben; sevmiyorum bayramları en çok da bu bayramı… hem kurban fikrinin beni rahatsız etmesinden hem de bu devirde kurban anlayışının ve kan akıtma merakının böylesine derinleşerek devam etmesinden. *** mutfağın ucundaki çalışma masamdayım. günlerden sonra buraya tekrar oturup çalışmaya başladım, annemin yaptığı ekmeğin kokusu mutfağı sardı ve şu...
Read More
denizi yitiren denizci, bir anne oğul ve hayatlarına giren denizcinin hikayesi… yamaca yerleşmiş bir liman kentini hayal ederek okudum bu kitabı. miyazaki’nin filmlerinden yürüttüğü görüntülerle, zihnimin oynadığı bir oyundu bu. gökyüzü dev pamuksu bulutlarla kaplı olsa da yarı karanlık bir liman kentinde geçiyordu her şey. karanlığı yaratan, karakterlerin zihinlerindeki gölgelerdi sanırım. güneş bir türlü kendini bulutlardan...
Read More
nefis bir feeling good yorumuyla başladım; hem de daha önce hiç dinlemediğim, dinlediysem de farkında olmadığım bir sesten. sabahın karanlığında, mutfakta kahvaltımı hazırlarken çalmaya başlayan bu şarkının yarattığı ‘iyilik hali’ hala hafifçe üzerimde. çalmasam olmazdı diyerek meklit hadero‘yu dinliyoruz. feeling good  
Read More
  11 kasım’da leonard cohen kara trene bindi ve biz de inanılmaz bir zamanlamayla bir hafta sonu kaçamağı ile safranbolu ve amasra’ya gittik. cuma akşamı iş çıkışı yollara cohen’in şarkılarıyla düştük ve iki gün boyunca sadece cohen dinledik. sonbaharın tüm hüznü ve duygusuyla gerçek hayattan, işten güçten, çocuklardan, gündemin uğultusundan ve bütün gürültülerden uzakta, sapsarı,...
Read More
  ihtiyacım varsa, önce koşup bahçeye çıkıyorum. söğüdün altına gidip, derin bir nefes alıyorum ve manzaranın tadını çıkarıyorum… yine öyle yaptım… bulutlar ve rüzgarla beraber ışık inanılmaz güzel oyunlar oynuyor bugün… sonra ofise dönüp en iyi çalışma eşlikçilerimden biri olan chinawoman, yani michelle gurevich dinlemeye başladım. size çalmasam olmazdı. first six months of love  diyoruz....
Read More
sana şifa niyetine bir nick cave şarkısı çalıyorum. bu şarkıyı daha önce hiç dinlememişim veya sürekli bir şeyleri yitiren zihnimin oyunu bana bu his; bilemiyorum. opium tea diyoruz.
Read More
bir ormanda kapanlara yakalanmadan, var olmaya çalışıyoruz adeta. bize nefes olsun diye chaima mahmoud dinleyelim… inni mnih diyoruz. işin arasında bu melodiyi sardım gün boyu.. masamdaki manolya tohumlarına baktım göz ucuyla… kuşlarımı “gökyüzüne saldım”… ve kara trene bindiği bugün, gülten akın’ın, telezaman şiirini içimde döndürdüm durdum… başka türlü geçmezdi!   TELEZAMAN Deniz uzaklaşıyor gitgide Ufuk çekiliyor...
Read More
1 2 3 4 5 6