kategori

radyonun ruhu!
bir şarkı çalacağım sözümü tutmak için buradayım. akşam yemeği hazırlıkları, yenilmesi ve sofranın toplanması bitti. ev halkı bir şeylerle meşgul ve ortam sessiz. ıhlamuru bir kez daha, çocukluğumdaki gibi kırmızısı çıkana kadar tekrar kaynattım. onu içerken size epey eski bir akapella çalacağım. swingle singers‘dan bir arjantin halk şarkısı geliyor şimdi; el paisanito diyoruz.
Read More
“…What are you here for? What are you living for?…” – Nirmala Nair başka bir köşesinden, başka bir kadınla tanıştıracağım. adı nirmala nair. bir hintli ve fakat güney afrika’da yaşıyor. arada bir dönüp onun youtube videosunu izliyorum; bir melodi gibi ve ilaç niyetine… aşağıda onun videodaki sözlerinin serbest bir çevirisi var. “deadline” sözcüğü için “vade”...
Read More
“… Hayat, dokuma tezgâhı gibi basit bir şey değil.  Dokuduğun şeyi bir çekişte sökemiyorsun…“ -Ben Kirke, Madeline Miller  her hafta çalıştım… bu hafta da eve iş getirdim ama çalışmayacağım sanırım; biraz kendime ve eve vakit ayırmak istiyorum… niye bilmiyorum sabah zihnim biraz bulanık kalktım… aklımdan ne geçiyorsa artık, moka pot’a su koymadan kahve yapmaya çalıştım...
Read More
kötü bir baş ağrısı nedeniyle bugün işe gidemedim. ama bütün gün sanki ofisteymişim gibi çalıştım. kötü müydü? değildi. ağrı öğleden sonra biraz hafifledi ve haftasonunu uzatmış olma hissi iyi geldi… az önce eski müzik arşivlerime ve çok ama çok uzun süredir dinlemediğim bir sese geri döndüm. size de çalmasam olmazdı. evet susheela raman‘ı dinliyoruz ve...
Read More
“hayat zor. ya eğilirsin, ya kırılırsın…“ uyandım. yatakta döndüm durdum. nereden aklıma geldiğini şu an asla hatırlamıyorum ama en son iş yerinde üzerimde olan demirbaşları düşündüğümde yataktan fırladım. saat 4.40’dı… pencereleri açtım, yağmuru dinledim. kendime bir kahve yaptım. pazar günleri troid ilacımı içmiyorum. bu nedenle kalkar kalkmaz kahve yapabildiğim tek gün bu… sonra bilgisayarımı açıp...
Read More
gece saat 3.10… saat ikiden beri uyanığım… bir süre salondaki koltuğa geçip uyumaya çalıştım ama gece beni tamamen ele geçirdi; onun evreninin rüyalarla çevrili bulutsu yakasında değilim sert ve karanlığını en yoğun şekilde hissettirdiği yerdeyim… salonda yılbaşı ağacının ve bilgisayarın ışığı var sadece. ocak ayı olmasına rağmen ev soğuk değil… kalorifer yanmıyor… bu yılbaşı bize...
Read More
“… I held your last breathIn my chest…“ — ane brun yaptığım yürüyüşler derin bir nefese dönüşüyor her defasında… içimde akşama kadar tutup hayatta kalıyorum. bir anlamda denizde derin bir nefes alıp suya dalmak gibi bu ama buradaki dalış, sarhoş eden bir maviliği vadetmiyor tabii ve o nefes sadece hayatta kalmayı sağlıyor! *** yine böyle...
Read More
“… I’m a woman, I’m a rushing windI’m a woman, I can cut stone with a pinI’m a woman, I’m a love makerI’m a woman, you know I’m an earth shaker…” — Ellas McDaniel & Koko Taylor kadına şiddete hayır diyerek hayatımdaki tüm kadınlara çalıyorum. koko taylor söylüyor I am a woman imaj, illüstratör eileen...
Read More
“… Ay o günler o günlerŞimdi yabancı gibilerBir günlük mutluluğaBir ömür alıp gittilerNe günlerdi ah o günler...” — o günler, ülkü aker bitiremeden dizi bitti… herkesin üzerine konuştuğu ve yazdığı yerli netflix dizisi bir başkadır‘ı bugün genel olarak örgü örerek bitirdim. söylenen hiç bir şeyi okumadım ve izlemedim. olabildiğince önyargısız ve boş bir zihinle izlemek...
Read More
“ “Stream of coldBreathing slowlyTired feetPress the groundGentle flowScent of growthThat opens me…” …” rüzgar vardı… neden bilmiyorum, apartmanın çıkışındaki ıhlamur ağacının yapraklarının yerdeki gölgelerinden bir anda korkarak irkildim… bir kalp çarpıntısıyla servise yürüdüm… serviste uzun bir süre twitter‘da dolaştım… göğsümün üzerine bir ağırlık çöktü… maske her şeyi ağırlaştırıyordu… ekranı kapattım ve dışarıda akan karanlık...
Read More
1 2 3 4 5 6 30