25
Nov

bir yukio mişima kitabı daha bitti…

denizi yitiren denizci, bir anne oğul ve hayatlarına giren denizcinin hikayesi…

yamaca yerleşmiş bir liman kentini hayal ederek okudum bu kitabı. miyazaki’nin filmlerinden yürüttüğü görüntülerle, zihnimin oynadığı bir oyundu bu. gökyüzü dev pamuksu bulutlarla kaplı olsa da yarı karanlık bir liman kentinde geçiyordu her şey. karanlığı yaratan, karakterlerin zihinlerindeki gölgelerdi sanırım. güneş bir türlü kendini bulutlardan kurtaramadı…

13 yaşındaki bir oğlanın ergenliğinin, zihni denizle kara arasında parçalanmış bir denizcinin ve kendini bir yerlerde yitirmiş dul bir kadının sisli evreninde bir felakete doğru gittiğimi bilerek okudum; nefesim kesilerek ve yavaşça okuyarak felaketi geciktirdim; yapabildiğim tek şey buydu…

marguirite yourcenar’ın bu kitap için yorumu  şu;
ince, bıçak ağzı gibi dondurucu bir kusursuzlukta

***

kitabı dün bitirdim ve bugün mişima’nın ölüm yıldönümü.

25 kasım 1970’de, geleneksel bir yöntemle, seppuku ile intihar eden yukio mişima’nın kendi yaşamına dair ciddi izler taşıyan bu romanı okuyun derim ama her şeye de hazırlıklı olarak.

evet şimdi philip glass’ın mişima için yazdığı;

string quartet No. 3 (mishima), november 25-ichigaya

ve

string quartet No. 3 (mishima), mishima/closing

adlı parçaları dinliyoruz ve elbette bir alıntı da aşağıda:

Gerçek tehlike yaşama eyleminin ta kendisidir. Fakat varoluşu her an aslında olduğu düzensiz haline çözümleyip ortaya çıkan endişeden hareketle , her an ilk kargaşayı yeniden yaratmaya çalışan kaçık bir eylemdir yaşamak.

Bu denli tehlikeli başka bir iş daha olamaz.

Varoluşun kendinde hiç bir korku ya da hiç bir örtülü yan yoktur, bu korku ve tedirginliği yaratan yaşamak eylemidir.

Leave a Reply

÷ 1 = 3

Skip to toolbar