#evdekal günlerimin son günü…

yarın işe başlıyorum… gebze’de çalıştığım için az önce telefonuma ikametgah belgesi indirdim. her defasında ne tuhaf günlerden geçiyoruz diyorum; her defasında yeniden şaşırarak…

dünden bu yana evle uğraştım: temizlik, birazcık ütü ve yıkanan çamaşırların kaldırılması, buzdolabının temizlenmesi gibi işler epey zamanımı aldı. bir de takip ettiğim dizilerin son çıkan bölümlerini izlendim ve yine pek bir şey okumadım…

bugün de ailecek çok sevdiğimiz ve mutfağımıza çok yeni giren bir yemek yaptım. kore’nin sokak yemeklerinden; lahana mücveri ile yapılan bir tür tost. merak ederseniz şuradan buyrun lütfen…

***

iki haftalık bu süreci neden evdeyimi pek de sorgulamadan ve biraz kendimi dinleyerek geçirdim. olabildiğince sakinliğimi korumaya çalıştım, olan biteni takip ettim, anlamaya çalıştım; bunun üzerine yazmamaya ve söz söylememeye gayret ettim. bir bilgi bombardımanı altında oradan oraya savruluyoruz ve deli saçması bir siyasi kavgaya tanıklık ediyoruz, yeniden ve yeniden…

bütün bu deliliğin süreceği daha önümüzde çok da gün var gibi görünüyor. işe başlayacak olmam çocukların keyfini kaçırdı;  evdeki sakin ve huzurlu varlığıma alıştılar sanırım. işin aslı bu halime ben de alıştım. kendimi işte hiç hayal edemiyorum şu an; bitsin bu delilik ve nasıl devam edeceğime karar vereyim diyorum…

ve elbette tam da bu noktada cihan mürtezaoğlu şarkısını söylemeye başlıyor.

[audioplayer file=”https://radyoz.info/wp-content/uploads/2019/05/delilik.mp3″ bg=”b6b4b2″ leftbg=”b6b4b2″ lefticon=”c8c5c5″ track=”ffffff” tracker=”f2b5b5″ text=”000000″ righticon=”ffffff” width=”300″ rightbg=”7b7b7b” volslider=”ffffff” skip=”ffffff”]

yukarıdaki resim çok sevdiğim danimarkalı ressam vilhelm hammershøi‘e ait. aslında onun boş odalarını ve kitap okuyan, sandalyede oturan, sırtı dönük pencereden bakan kadınların olduğu resimlerini severim. ama bu resmi tam da şu an olduğumuz duruma benziyor. salonda yemek masasındayız; ben bunları yazıyorum, a. maket yapıyor ve t. arkadaşlarıyla yaptıkları ödevle ilgili yazışıyor, a. ara ara yanımıza geliyor ve sonra odasına dönüyor.  dışarıda hava kapalı, kargalar karşıdaki ağacın üzerindeler ve rüzgar esiyor. loş salonda sakin bir pazar günü geçiriyoruz ve haftayı bitiriyoruz…

4 Responses
  1. Evde kalın diye her yerde uyarılırken, kamu personeli nöbete bindirilmişken sizi niye çağırdılar ki? Benim oğlum bakanlıkta nöbetleşe gidiyor, aşağı yukarı 10 günde bir sıra geliyor ve odada tek kişi çalışıyorlar, diğer zamanlarda evden takip. Üstelik de neredeyse şehirlerarası yolculuk gibi sizinki. Kolaylıklar diliyorum, belki tekrar bir çözüm bulunur…

    1. radyo z

      Niye kısmı biraz uzun bir hikaye Leylakcım. Burada ayrıntısına girmeyeyim. İyi dileklerin için de çok teşekkür ederim. Öpüyorum çok.

Leave a Reply

kategoriler