tam bu yeni duruma…

alışmaya başlamıştım ki patron işe çağırdı; pazartesi gününden itibaren çalışmaya başlıyorum…

evde de bu durum biraz hayal kırıklığı yarattı elbette hem bu olağanüstü koşullarda her gün 50 km yolu gidip gelecek olmamdan hem de gün içindeki oda servisi ve lokanta hizmetinin sona ereceğinden dolayı 😉

benim de canım sıkıldı ama bir yandan  bahara kavuşacakmışım gibi hissediyorum…

iki gündür yazmıyorum, içimden gelmedi. genel olarak boşlukta ve belirsizlikte çok verimli olabilen bir insan değilim zaten. bir yoğunluk varsa daha iyi organize olup daha rahat çalışabildiğim ve hayatın diğer yükümlülüklerini de daha iyi planladığım söylenebilir. tuhaf ama durumum bu…

iki haftadır evdeyim ve tek bir kitap bitirmedim. yıllardır ağırlıklı olarak işe gidip gelirken yolda kitap okuyorum: ankara yıllarında önce eryaman – odtü, ardından eryaman – kavaklıdere hattında, istanbul’a taşınınca da 20 yıldır idealtepe – gebze hattında. emekli olunca da toplu taşımayla şehri gezerken kitap okuyacağım derim bazen… (15.20)

***

yukarıdaki yazdıklarımdan sonra kalktım bir ekmek hamuru yapıp mayalanması için kenara koydum. #covid19 günlerindeki ikinci ekmeğim olacak bu. sosyal medyadaki “ekmek yapma hareketi”ne tepkisiz kalamadım doğrusu…

ev sessiz. çocuklar odalarındalar, a. iki gün evde çalıştıktan sonra ofisine gitti.  sabahtan beri kapalı olan hava açtı; üzerime güneş vuruyor. frida‘nın film müziklerini dinliyorum ve şu an çalan parça ise burn it blue…

 

Leave a Reply