oyuna çok uzaklardan…

Işık karanlığın sol elidir
karanlık da ışığın sağ eli.
ikisi birdir, yaşam ve ölüm, yan yana
yatarlar kemmerdeki sevgililer gibi,
tutuşmuş eller gibi,
sonuçla yol gibi.

— Tormer’in Şarkısı (Karanlığın Sol Eli ,  Ursula Le Guin)

 

 

 

güney sudan’dan, canım ege de katıldı:

Pandemi’nin ilk günlerinde yine Güney Afrika’daydım. Çin’deki vakaları endişe ile takip etmiştim ama tüm dünyaya yayılacağını düşünmemiştim. Avrupa’ya, özellikle ailemin ve arkadaşlarımın yoğun olduğu Fransa ve İtalya’ya yayılımı arttıkça endişem korkuya yer yer paniğe dönüştü. Birçok arkadaşım yakınını kaybetti. Konuşmak isteyebileceğimi düşünmüştüm ama giderek içime kapandım ve dünya genelindeki rakamları ve izlenen politikaları takip etmeyi bıraktım. Sanırım yıllardır savaş bölgelerinde olmam bana bir tür bağışıklık kazandırmıştı; kendimi ve ailemi her koşulda sanatla iyileştirebilmiştim. Yine sanata ve işime sığındım. İlk zamanlar odaklanma sorunu yaşasam da giderek bunu sevdiğim kitapları yeniden okuyarak aşmayı başarmıştım. Şimdi temiz suya ve gıdaya erişimin güç olduğu bir bölgede, bulutsuz sarımsı gökyüzüne bakıp uzun nefesler alıyorum, geçecek diyorum kalbime, geçer, hep. Ama nasıl? Sonrası nasıl olacak? Sonra nasıl olacağız…

***

ege’yi gün yüzüyle bir kez olsun görmedim ama  sanki çocukluğunu bildiğim, bazen koşarak yanına gidip sarılmak istediğim, içimden konuştuğum, o bilmese de şarabına, kahvesine eşlik ettiğim birisi o.

***

sevgili ege, sonrası nasıl olacak, nasıl olacağız bilmiyorum, bilmiyoruz elbette ama şarkıda söylediği gibi bir yolunu buluruz; hep buluruz!

güler özince söylüyor.

 

“… Zihnim bi sussa
O kadar sussa ki
Sonunda kalbimi duysam
Aklıma yatsa
Ardımda bıraktığım o küçük çocuğun yanına
Yol alsam…”

Leave a Reply