iki günlük…

olaylı sokağa çıkma yasağının ardından yeni bir haftaya başladık. sabah gelirken serviste hafta sonu dinlediğim bir medyascop yayınını tekrar dinledim. artık covid19‘a dair okuma ve izleme etkinliklerim olayın sağlık boyutundan daha çok yarattığı ve yaratacağı değişime dair analizler üzerine.

bu yayın ruşen çakır’ın,  ABD philadelphia’da yaşayan gazeteci zeynep atikkan ile demokrasi ve özgürlüklerin geleceği üzerine yaptığı bir söyleşi. pek çok önemli şeyin konuşulduğu bu yayında zeynep atikkan zoom elitlerinden söz ediyor; buraya küçük bir alıntı bırakıyorum.

… Bu bağlamda aşırı sağın güçleneceğini sanıyorum, ama onu bir kenara bırakalım. Gördüğüm kadarıyla şöyle bir olay var: Çok revaçta olan “Bundan sonra ne olacak?” sorusu var, biliyorsun. İnsanlar evlerinde oturuyor, ama en çok da bu soruyu soruyorlar. Bence, bugün bu sorunun belirgin bir yanıtı var: Hayat daha da dijitalleşecek — ki dijitalleşti. Dijitalleşirken de eğitimde, sağlıkta, iş dünyasında evde kalanların bir ayrıcalığı var. Ben bunlara “Zoom elitleri” diyorum; Zoom programı ile bağlanıp, işlerini ve aile ilişkilerini sürdürüyorlar. Fakat bu herkes için aynı değil. Mesela bazı okullar, özellikle de özel okullar, eğitimlerini internete taşımış durumdalar. Fakat dün Michigan’dan bir arkadaşım bahsediyordu; öğrencilerin yüzde 40’ının internet erişimi olmadığı için, internetten yapılan eğitime erişemiyorlar. Amerika’dan bahsediyorum, dikkatiniz çekerim. Gördüğüm kadarıyla bu olay yeni bir sınıfsallık yaratmış durumda. Her şey bitip hayat normale döndüğünde, Korona döneminin elitleriyle, diğerleri arasında bir uçurum yaratacak ve bu, ciddi bir demokrasi sorunu olarak, demokrasilerde gündeme gelecek….

***

müziğimiz benim sabah yürüyüş melodilerimden birisi olsun ve fotoğraftan sabahtan tabii…

nouvelle vague söylüyor

a forest

 

Leave a Reply