“… Zeytin ağaçları gibiGizlemeden hiçbir şeyiİçimdeki canavarıAnlamak varmış…”-ahmet ali arslan, zeytin ağaçları doğa benim yuvam. bu duyguyu ne zaman fark ettim, bilmiyorum. sanki benimle birlikte büyüdü, dönüştü, gelişti ve her hücremi sardı; bir ağacın gölgesinde, denizin kıyısında, bir dağın yamacında, avucumun içine sığan küçücük bir taşta, dokunduğum kayada kendini hissettirdi… bir dağın yamacına, bir suyun kıyısına, kökleri...Read More
ah mum çiçeğikesilmiş dalların mıarar kokuyu?–bir haiku denemesi, z. bir kaç yıl önce sevgili naci’nin yanına konya’ya gittiğimizde almıştım. annesinden kalan çiçeğin kenarından minik bir dalı alıp köklendirip dikmiştim; hemen neşelenmiş, uzamaya başlamış ve yeni dallarla birlikte büyümüştü. ama son aylarda hastalandı, üzerinde pamukçuk pamukçuk beyazlıklar oluştu. biraz araştırdığımda, mum çiçeklerinin yaygın olarak başına gelen...Read More
“… duvarlarla odalar çok dar, sokaklar çok geniş…”–Tomris Uyar, Kalenin Bedenleri rüyamda, çok eski bir hesaplaşmaya gittim; işle ilgili bir mesele! o kadar öfkeli bir şekilde karşımdaki insanlara nefretimi, kırgınlığımı kustum ki unuttuğumu düşündüğüm bir sürü detay dalga dalga bu öfkeyle ortaya çıktı; hem ağlıyordum hem bağırıyordum… uyandığımda hâlâ o öfke ve kırgınlığın içinde sıkışıp...Read More
“Petunia: Your presence soothes me.”–Kate Greenaway, Language of Flowers (1884) her sabah olduğu gibi bugün de petunyalarla ilgilendim. kuruyan, pörsüyen çiçekleri temizledim, uzamış, çiçeksiz dalları budadım, suladım. 18 mayıs günü, tomris’in mezarını ziyarete gittiğimizde almıştık; beyaz puantiyeli mor, şarap rengi ve fuşya-beyaz şeritli. beyaz puantiyeler neredeyse yok artık; zaman geçtikçe kayboldular, mor renk de morun kıyısında bir...Read More