“… duvarlarla odalar çok dar, sokaklar çok geniş…”–Tomris Uyar, Kalenin Bedenleri rüyamda, çok eski bir hesaplaşmaya gittim; işle ilgili bir mesele! o kadar öfkeli bir şekilde karşımdaki insanlara nefretimi, kırgınlığımı kustum ki unuttuğumu düşündüğüm bir sürü detay dalga dalga bu öfkeyle ortaya çıktı; hem ağlıyordum hem bağırıyordum… uyandığımda hâlâ o öfke ve kırgınlığın içinde sıkışıp...Read More
“Petunia: Your presence soothes me.”–Kate Greenaway, Language of Flowers (1884) her sabah olduğu gibi bugün de petunyalarla ilgilendim. kuruyan, pörsüyen çiçekleri temizledim, uzamış, çiçeksiz dalları budadım, suladım. 18 mayıs günü, tomris’in mezarını ziyarete gittiğimizde almıştık; beyaz puantiyeli mor, şarap rengi ve fuşya-beyaz şeritli. beyaz puantiyeler neredeyse yok artık; zaman geçtikçe kayboldular, mor renk de morun kıyısında bir...Read More
“…Her gün, her an, her mevsim değişen ışığın ritmiyle.”-Han Kang, Işık ve İp han kang’in ışık ve ip kitabını okumayı bitirdim; uzun bir süre kitabı başucumda tutacağım sanırım. nobel edebiyat ödülü’nü aldıktan sonra yayımlanan ilk kitabıymış bu. roman değil; denemeler, günlük parçaları, şiirler ve nobel konuşmasını bir araya getiren kısa bir düşünce kitabı. han kang’in...Read More
“Biraz önce güneş açtı. Radyoda Carol King’in uslu sesini dinliyorum…”-Tomris Uyar, Sesler, Yüzler, Sokaklar inanılmaz bir hızla geçiyor… ağustos ayına geldik ve buna inanamıyorum. bu yıl istanbul’da aşırı sıcaklar yaşamadık ama sonbaharın gelmesini de iple çekiyorum. memlekette her şeyin iyice çığrından çıkmasının dışında hayatımda olağanüstü bir değişiklik yok. çalışıyorum ve hayatın olağan akışına uyum sağlıyorum....Read More
“… Asıl üzüntü veren yaşlanmak değil, uslanmak...”–tomris uyar ülke gündemi girdi… dün akşam yemeği hazırlarken farklı bir şey dinleyeyim diye açtığım öyküdeki ifadeler son bir haftadır hissettiklerimin özeti gibiydi… melisa kesmez’in kalanlar öyküsü sözünü ettiğim bu öykü. “… Bir dönem her şeyin yolunda gittiğine neredeyse inanacak oldum.Ama öyle şeyler oluyordu ki, ben istediğim bahaneyi uydurayım,...Read More
“… Mezarıma iki ünlü şarkıyı birleştirip: Je ne regrette rien çünkü I did my way yazılabilir rahatça.”-tomris uyar saat beş gibi uyandım, yarım saat kadar yatakta döndükten sonra kalktım… her sabah yaptığım gibi güne başlayıp sonrasında “tomris çalışmamı” sürdürdüm… a. kalktığında “ne yapıyorsun?” dedi. “tomris’e çalışıyorum” dedim ve “ne yapacaksın, bugün ofise gidecek misin?” diye...Read More
“As the images unwind Like the circles that you find In the windmills of your mind.”– alan ve marilyn bergman uzun bir sessizlik oldu, böyle olsun istememiştim oysa. nisan çok yoğun bir aydı; sonrasında hemen yazarım diye planlıyordum ama olmadı. çünkü istanbul’dan birkaç günlüğüne kaçtık. ilk gün sabah yola çıktık ve önce zeytinliğe gittik. anemonları...Read More
“… o zaman “sabah” da varmış mavi-uç’ta…”-tomris uyar, filizkıran fırtınası geldi, sığırcıkların göçenleri ise gitti. yerleşik olan istanbullu sığırcıkları hâlâ parklarda görmek mümkün. son dört beş gündür güne, evin önünde dans eder gibi döne döne uçan bir grup kırlangıçla başlıyorum; uçuşları farklı, uçmaktan çok kayıyor hissi yaratıyorlar bende, adeta “buz dansı” yapıyorlar… bu sabah da...Read More
“…Bu dünyayla baş edemeyecek kadar kırılgan olduğunu o an kavradım…”-tomris uyar, aramızdaki şey artık hepimizin nefesi kesiliyor… bir tarafta ölen çocuklar ve öğretmenler, bir tarafta “devletin gücüyle” örtbas edilen cinayetler var… her yeni gün başka bir karanlığa uyanıyoruz… iki gündür, olan biteni, haberleri, yorumları dinlemekten ve takip etmekten kendimi alamıyorum… söylemek istediğim hem çok şey...Read More
“Sevgili Babacığım, size bu satırları Antalya’da parkta yazıyorum. Lâtif bir hava var…” temmuz ayında hayatını kaybetmiş tomris uyar. daha önce de yazdığım gibi 1995–1999 yıllarını kapsayan günlüklerini o yaz almışım ve anladığım kadarıyla yıl sonuna kadar da tomris okumaya devam etmişim; evdeki tomris külliyatının ciddi bir kısmı 2003 yılında alınmış, yaz, kış şeklinde tarih düşmüşüm...Read More