“Petunia: Your presence soothes me.”
–Kate Greenaway, Language of Flowers (1884)
her sabah olduğu gibi bugün de petunyalarla ilgilendim. kuruyan, pörsüyen çiçekleri temizledim, uzamış, çiçeksiz dalları budadım, suladım. 18 mayıs günü, tomris’in mezarını ziyarete gittiğimizde almıştık; beyaz puantiyeli mor, şarap rengi ve fuşya-beyaz şeritli. beyaz puantiyeler neredeyse yok artık; zaman geçtikçe kayboldular, mor renk de morun kıyısında bir koyu pembeye döndü; sanki o beyazlar çiçeklerin içine karışıp rengi dönüştürdü. fuşya-beyaz şeritli olanlarda da renklerin arasında keskinlik azaldı, yavaşça birbirlerinin içlerine doğru yayılmaya başladılar. öncesine göre çiçekler de daha küçük. en fazla bir hafta, on günleri kaldı sanki…

bitki taksonomisine göre petunyaların büyük ailesi Patlıcangiller (Solanaceae); tütün ve domatesle de akrabalar. petunya adı brezilya’daki tupi-guarani dillerindeki “petun” sözcüğünden geliyormuş; anlamı tütün. bildiğimiz petunyalar (Petunia × hybrida), son derece genç çiçekler; 19. yüzyılda avrupa’da geliştirilmiş bahçe melezleri onlar. o yüzden de mitolojide pek yerleri yok…
ilk petunyalarım, ankara’da, evlendiğimizde yaşadığımız eryaman’daki evimizde oldu. mutfak balkonunun duvarında, tek bir saksıda, iki farklı tür bir arada olurdu; her yaz alırdım, biri tek renk, diğeri çizgili. fotoğraflarda kalmış bir yazın petunyalarını buldum, minik tezer’imizle birlikte.

viktorya döneminde gelişen çiçek dilinde (floriography) petunya; öfke veya kırgınlığın yatışması, birlikte zaman geçirmekten duyulan memnuniyet, rahatlatıcı, huzur veren bir varlık ve bazen de kırgınlık ya da güceniklikle ilişkilendirilmiş. elbette bunlar evrensel anlamlar değil. keşke bugün de dilimizde böyle incelikler kalsaydı, değil mi?
yukarıdaki alıntının anlamı “varlığın beni yatıştırıyor.” bu alıntıyı aldığım kitaba bayıldım, viktorya döneminde çok okunan çiçek dili kitaplarından biriymiş bu; bağlantısını sizin için aşağıya bırakıyorum. kim bilir belki birisine bir çiçekle mesaj vermek istersiniz…
Kate Greenaway, Language of Flowers (1884)
şarkımız elbette bir petunya melodisi; albümün tamamı çiçeklerden oluşuyor bu arada aklınızda olsun.

