bu sefer kara tren…

bir radyo z dinleyeni için kalktı. çok ama çok üzgünüm…

sevgili güneş bana ilk kez 27 haziran 2008’de şöyle seslenmişti:

Selam z., Ben şu an Atiye’nin evinde nekahat dönemini müthiş bir şımarıklıkla yaşayan Güneş’im. Burada radyonuzla tanıştım, çok sevdim. Bir şımarıklık da size yapıp çok eskilerden bir şarkı istiyorum. Uzun süren çabalarıma rağmen ulaşamadığım bir şarkıyı, Hümeyra’nin ‘Adım Kadın’ parçasını bulup yayınlarsanız beni çok mutlu edersiniz. Kolay gelsin, sevgiler, Güneş

 

 

bu seslenişle güneş, benim bildiğim otuzuncu dinleyenim olmuştu. onun hollanda’da ‘multi-kulti’ bir radyoda yapımcı olduğunu öğrendiğimde elim ayağıma dolaşmış, heyecanlanmıştım; malum kendi kendimi sağaltmak için başlattığım bir oyundu radyo z.

sonrasında o yaz hollanda’da canım sevim’in evinde ailecek tatil yaptığımızda bir akşam atiye’nin evinde şahane bir akşam yemeği yemiş güneş’le tanışmıştım. ertesi gün sabah yaptığım yayında şöyle yazmışım:

asma yaprağında sardalyeyi hollanda’da hayal edebiliyor musunuz? bu hayal dün gece burada, üç şişe latin şarabı (arjantin, şili, ispanya) eşliğinde gerçekleşti… sevgili atiye, sevim’in dediği gibi hakikaten bir mutfak cini… 

evet dün geceyi, atiye’nin bahçesindeki asmanın altında harika bir yemek yiyerek geçirdik… gecenin bir diğer güzelliği de sevgili güneş’le tanışmam oldu; hani şu radyoya kayıtlı dinleyici olarak katılarak benim elimi ayağıma dolaştıran amsterdamlı profesyonel radyocu… neyse ki sınavı şimdilik geçmişim 😉

bu sabah yayını iki harika kadın, atiye ve güneş,  için

caetano velosa‘dan cucurrucu paloma‘yı

onlar için dinliyoruz.

 

bir zamanlar radyoda bir oyun oynamıştık. ben küçük dinleyici grubuma “bir ıssız adaya gidecek olsanız yanınıza alacağınız bir kitap, bir albüm ve bir keyif nesnesi ne olur” diye sormuştum. oyun fikri,  zamanında BBC Radio 4’de yayınlanan “Desert Island Discs”  adlı programındandı. doğrusu şahane bir müzik seçkisi oluşmuştu ve eşimin desteğiyle kapakta herkesin kendi keyif nesnesinin fotoğrafının olduğu ve bütün albümleri içeren birer cd hazırlayarak hediye etmiştim dinleyenlerime. güneş bir türlü tercih yapmamıştı bunun için ve ona bir radyo yayınında şöyle yazmıştım:

ama bir dakika, şimdi aklıma geldi. güneşcim, sen şu sürrealist fıkralı harika schiedam akşamında keyif nesneni söylemiştin değil mi? “cebinde isviçre çakısı olan ve en önemlisi dansedebilen bir adam ;-)”

***

güneş radyoyu hep takip etti, pek çok istek şarkısı oldu, babamın her ölüm yıl dönümde yasımı paylaştı  ve yanımdaki varlığını hep hissettirdi….

yukarıdaki bu metinler radyo z’nin hacklenen sitesinden kurtarabildiğimiz kısımlardan. sitenin hacklendiği haberini verdiğimde de bana yazdığı mesaj şöyleydi:

““… her anlamda bir yaprak dökümü yaşadığımız şu günlerde yokluğunu hissediyordum. iflah olmaz bir iyimser olduğumdan vedalaşmıyor, yeni radyo yayınlarında buluşmak dileğiyle sevgilerimi gönderiyorum…

***

en büyük pişmanlığım gün yüzüyle seni bir kez daha görememiş olmam güneş ve seninle vedalaşmak istemiyorum… müzikle hep “yanında olacağım“…

ve senin ıssız adan için seçtiğim melodiyi tekrar çalacağım.

muammer ketencoğlu akordeon ve vokalde, sumru ağıryürüyen vokalde, tugay başar pan flütte ve özgür salıcı kontrbasta…

ayda mori albümünden bir transilvanya şarkısı bu

saraka inima me

diyoruz.

 

zavallı kalbim benim

işte yine sızlıyor

hay hay kalbim hay

beni derinden yaralıyorsun

zavallı kalbim benim

bu acıyla doktorlara gittim

doktorlar kederime, tasama

bir çare bulamadı.

ancak dostlarım ve kemanımın sesi

hafifletiyor biraz kalbimin sızısını.

 

Leave a Reply