“… Leylaklar açmış gördün mü? Dallardan bahar inmiş duydun mu? Karanlığın içinde bir ışık var Mor mor mor leylaklar…” — Hüsnü Arkan leylakcım, mesajında “Nasılsın diye sorsam mı bilemedim, eminim ki aynı inişli çıkışlı ruh halleri içindeyiz.” demişsin ya; ben onu okuduğum an seninle içimden konuşmaya başlayıp her şeyi tek tek anlattım haberin...Read More
“Belki önemli değil ama çekip gidelim kedilerin kendilerinin olan akşamına.” — Turgut Uyar son iki bahardır misafirleri oluyor; 23 nisan günü yenidoğanlarını toplayıp gelen anne kediler bunlar. fotoğrafta gördüğünüz bu yıl gelen anne ve iki yavrudan birisi… ablam şarkısını isterken, “... portakal çiçeklerinin kokusunu içime çeke çeke corona günlerinin iç huzursuzluğunu balkonumda atlatıyorum…” yazıp...Read More
diyerek tam da şu fotoğrafın çekildiği yıllarda çıkan ve ablamla birlikte çok sevdiğimiz bir şarkıyı çalıyorum şimdi… bizim evimizde, yeşil pötikareli masa örtüsünün sahne kıyafeti, ütünün kordonunun mikrofon olduğu zamanlardan bu şarkıyı gökben söylüyor, şiribim şiribom 🙂 hamasetten uzak, çocukların hakikaten eğlendiği ve güldüğü, geleceğe güvenle bakabildiği ve hayal kurabildiği bayramlar diliyorum elbette… [audioplayer file=”https://radyoz.info/wp-content/uploads/2020/04/siribim.mp3″ bg=”b6b4b2″...Read More
“Odadır, ev. Bir ada. Kendi halinde Bir içe çağrı. …” ― ilhan berk, oda sevgili selçuk aşağıdaki notuyla birlikte nil ipek‘den gömülür‘ü çalmamı istedi. “Salon, masa. Günün çoğu burada geçiyor. Kahvaltılar, öğle ve akşam yemekleri, arada atıştırmalar, okumalar, online dersler, ödevler, meyve saatleri, oyunlar. Bu saatlerde herkes uyumuş oluyor, ben biraz daha uyanık kalıyorum,...Read More
yarın işe başlıyorum… gebze’de çalıştığım için az önce telefonuma ikametgah belgesi indirdim. her defasında ne tuhaf günlerden geçiyoruz diyorum; her defasında yeniden şaşırarak… dünden bu yana evle uğraştım: temizlik, birazcık ütü ve yıkanan çamaşırların kaldırılması, buzdolabının temizlenmesi gibi işler epey zamanımı aldı. bir de takip ettiğim dizilerin son çıkan bölümlerini izlendim ve yine pek bir şey...Read More
bugün onüçüncü gün. işi değil ama çalıştığım kampüsteki ormanı, söğüt ağacının altında oturup kitap okumayı, kızılgerdan kuşlarının sesini, geyikleri ve alakargaları görme ihtimalini özledim. tuhaf bir şekilde sabahın erken saatlerinde kulağımda müzik çalarken sokağa çıkmayı ve yüzüme soğuk havanın çarpmasını da. baharın ağır ağır hayatımıza girişini de gözlemlemeyi hep çok sevdim; bu yıl bunu da ıskalamış olduk…...Read More
kitap okumayı bırakıp spotify’de türkçe müziklerin olduğu listeyi dinlemeye başladığımda karşıma çıkan bir şarkı sürekli içimde dönüp duruyor saatlerdir ve bir tür fırtına öncesi sessizlik hissiyle sabahtan beri beklenen fırtınaya da eşlik ediyor… şimdiye kadar nasıl fark etmediğime hayıflanarak sena şener‘den parya için hep gün öte‘yi dinliyoruz birlikte. [audioplayer file=”https://radyoz.info/wp-content/uploads/2020/02/Sena-Şener-Parya-Icin-Hep-Gunote-İnsan-Gelir-İnsan-Geçer.mp3″ bg=”b6b4b2″ leftbg=”b6b4b2″ lefticon=”c8c5c5″ track=”ffffff” tracker=”f2b5b5″...Read More
“…Eski tül perdelerden gelinlik biçerdik Kardeşimle kendimize durmadan, Olmayan çayları, Olmayan fincanlardan içerdik. Olmayan kapıları açardık, Olmayan ziller çaldığında…” ― Didem Madak (Ah’lar Ağacı) yine uykusuz bir gece geçirdim. huzursuz bir uykunun ardından saat dörtte tamamen uyandım ve yatakta döndüm durdum. saat altıdan sonra uyuya kalmışım. her pazar olduğundan daha geç kalktım bu nedenle....Read More
“A cloud swims in my head.“ ― Virginia Woolf bu uzun sessizlikte kocaman bir yaz geçti… çeşitli kitaplar okundu, filmler ve diziler izlendi…. sıcaklardan ve memleketin tüketen gündeminden ve ruh halinden bunalındı… saçma sapan bir seçim süreci sonlandı demek istiyorum ama öyle olmadığını hepimiz biliyoruz… enteresan ve bir o kadar güzel ve masmavi bir...Read More
dokuz nisan’da yazmışım. geçen bunca zaman yazacak çok şey oldu aslında ama içimden yazmak gelmedi hiç. sanırım olan biten şeylerin en önemlisi olan seçim saçmalığından ayrıntılarıyla söz etmek istemiyorum. çünkü nasıl anlatacağımı bilmiyorum. tamamen akıl dışı bir kuyuya düşmüş ve orada sıkışmış gibiyiz. her gün yeni bir saçmalıkla karşımıza çıkıyorlar. aslında hepimizi kendi sıkıştıkları kuyuda tutmaya çalışıyorlar. bence sonlarına...Read More