kategori

ya kebikeç!
hava durumunu dinlerken, sunucu deniz çırpıntılı dediğinde, içimde de bir şeyler çırpınmaya başlardı. bazı sözcüklere insan elinde olmadan ve hatta neden olduğunu bilmeden bağlanır; çırpıntılı sözcüğü de benim için öyle. rüzgar bulutları peşine takıp geldiğinde, deniz “heyecanlanır”;  üzerinde beyaz beyaz köpükleri sektirerek çırpınması ondandır diye düşünüyorum. masalsı bir şey bu… evet hava nefis ve deniz...
Read More
okullar açıldı. geçirdiğimiz tuhaf yazdan sonra,  güzün ve kışın normal ritmine dönmeyi çok istedim. işe dönmek bile iyi geldi bugün… kahvemi yapıp, ofisin penceresinde uzun uzun göğü seyrettim. niaz nawab‘ın sımsıcak sesi ve farsçanın büyülü evreni döne döne bana eşlik etti. hadi onunla başlayalım. raft o gozash diyoruz.
Read More
az da uyumadım aslında, gece derin bir uykunun kollarına aniden kendimi bırakıp, sabah alarm olarak bob dylan‘ın sesi, I am fool to want you diyene kadar uyudum… tezer’in gece eve dönüşü bile uyandırmamış beni. her halde bir dakika kadar yatakta, gitmesem mi diye düşündüm  ve sonra hızlıca toparlanıp kalktım. ilacımı içtim, bacaklarımı esneterek dişlerimi fırçaladım, giyindim ve...
Read More
sevgili yeliz’den… passenger golden leaves diyor.
Read More
ben buralarda yokken. nereden başlayacağımı bilmiyorum. kaldığımız yerden devam etmek en iyisi her halde. olan bitene yeri geldiğinde mecburen döneriz zaten… hazır sonbaharla başlamışken yeni yayın dönemine, birlikte güz şarkıları seçebiliriz belki. ne dersiniz? ilk şarkımız tindersticks‘den the fire of autumn olsun. peki ya, sizin sonbahar şarkınız ne?
Read More
döndüm… radyo’nun başına gelen kazadan sonra geçmişin bir bölümünü kurtarabildik. ama sadece metinler; fotoğraflar ve şarkılar uçtu ? yeniden eskisi gibi yayın yapabilir miyim emin değilim ama radyo z’nin hiç olmamış gibi olmasına dayanamayacaktım sanırım. bu siteye kalan geçmişi olabildiğince taşıyacağız. yeni radyo z elbette yarim ali’nin desteği ve gayretiyle toparlandı. onsuz olmazdı! ufak tefek kalan bazı...
Read More
1 24 25 26