kategori

ya kebikeç!
  11 kasım’da leonard cohen kara trene bindi ve biz de inanılmaz bir zamanlamayla bir hafta sonu kaçamağı ile safranbolu ve amasra’ya gittik. cuma akşamı iş çıkışı yollara cohen’in şarkılarıyla düştük ve iki gün boyunca sadece cohen dinledik. sonbaharın tüm hüznü ve duygusuyla gerçek hayattan, işten güçten, çocuklardan, gündemin uğultusundan ve bütün gürültülerden uzakta, sapsarı,...
Read More
beni “ben” yapan her şeyi yavaş yavaş yitiriyorum gibi hissediyorum artık… belki de insan bu “hayatın sonuna” böyle alışıyordur. etrafta sana ait bir şeyler kalmayınca buralarda olmanın da bir anlamı yok her halde. canımız leonard cohen belki de; ‘Ölmeye hazırım. Umarım çok rahatsız edici olmaz… Aslında sürekli kendimi dramatize ettim, çok abarttım. Sonsuza kadar yaşamaya niyetliydim…” derken,...
Read More
  ihtiyacım varsa, önce koşup bahçeye çıkıyorum. söğüdün altına gidip, derin bir nefes alıyorum ve manzaranın tadını çıkarıyorum… yine öyle yaptım… bulutlar ve rüzgarla beraber ışık inanılmaz güzel oyunlar oynuyor bugün… sonra ofise dönüp en iyi çalışma eşlikçilerimden biri olan chinawoman, yani michelle gurevich dinlemeye başladım. size çalmasam olmazdı. first six months of love  diyoruz....
Read More
sana şifa niyetine bir nick cave şarkısı çalıyorum. bu şarkıyı daha önce hiç dinlememişim veya sürekli bir şeyleri yitiren zihnimin oyunu bana bu his; bilemiyorum. opium tea diyoruz.
Read More
yann tiersen melodisi ile başlayalım. uzun zaman olmuştu yann tiersen dinlemeyeli… yaşlanmış, ama güzel yaşlanmış… son albümü 18 eylül’de çıktı ve adı eusa; tamamını dinlemek isterseniz şöyle buyrun… ama biz burada albümden bir parça dinleyelim. porz goret diyoruz.      
Read More
bir ormanda kapanlara yakalanmadan, var olmaya çalışıyoruz adeta. bize nefes olsun diye chaima mahmoud dinleyelim… inni mnih diyoruz. işin arasında bu melodiyi sardım gün boyu.. masamdaki manolya tohumlarına baktım göz ucuyla… kuşlarımı “gökyüzüne saldım”… ve kara trene bindiği bugün, gülten akın’ın, telezaman şiirini içimde döndürdüm durdum… başka türlü geçmezdi!   TELEZAMAN Deniz uzaklaşıyor gitgide Ufuk çekiliyor...
Read More
sonra mesaiye kaldım… hala işteyim; kafam taş gibi, gözlerim yanıyor… ve artık işe deniz tekin eşlik ediyor. ateş edecek misin diyoruz.  
Read More
nefis bir şarkının nefis bir yorumunu dinleyelim… have you ever seen the rain diyoruz willie ve paula nelson söylüyor. fotoğraf öğle tatilinden. manolya tohumları bunlar… doğanın renkleri can suyumuz…
Read More
ofise döndüm… yoğun bir gün ve ben gözlüğümü evde unuttum 🙁 daha iyi gören gözüme yüklenerek, zor bir gün geçireceğim muhtemelen… ve lodos var. “alçak” basınç bana karşı; kafamın içinde bir ağırlık olarak yerleşmiş durumda… ve zifiri karanlıkta evden çıkarak servise yetişmek, benim gibi bir sabah insanı için bile zulüm… bu gece saatlerce uyumama rağmen...
Read More
dupont firması naylonu ticari bir ürün olarak açıklamış ve ilk naylon ticari ürün diş fırçası kılı olmuş. ardından naylon iplik üretilmiş ve amerikalı kadınlar 1940 yılının 15 mayıs günü tüm ülkede aynı anda satışa çıkan naylon çoraplarına kavuşmuşlar. ve sonra yıllar içerisinde hepimizin bildiği ve  şairin dediği gibi, “her şey naylondan…” olmuş… diyerek naylondan çıkıp şiire dalalım… bu...
Read More
1 16 17 18 19 20 21