kategori

ya kebikeç!
ömür törpüsü olabiliyor… haftanın ilk günü öğleden sonra itibariyle bütün enerjimi kaybetmiş durumdayım. kendimi, elimde meryem’in bol karanfilli ot çayıyla bahçeye attım; yanımda no land vardı… ve payız (sonbahar) diyordu
Read More
sabah geyiğimizi yaptıktan sonra kıkırdayarak servise bindik. içeride derin bir sessizlik vardı; bazıları geceden kalan uykusuna devam ederken, bazıları da  telefonlarına ve kitaplarına gömülmüş haldeydi. sessizce günaydın dedik ve oturduk. ben de müziğimi dinleyerek kitabımı çıkardım. hava ne yapacağını bilmez haldeydi, bir taraftan yağmur bulutları göğü sarmış, diğer tarafta güneş her sabah ki doğumunu yaşayarak...
Read More
ali geçen gün pazardan. umulmadık bir şekilde lezzetliydi; mevsiminde böylesine güzelini yememiştik… dün, ada akşam yemeğinden sonra kalan çileği yıkamamı istedi. baş başa oturup mutfak masasında yedik. “ne zaman çilek yesem aklıma küçükken izlediğim çilek kız” geliyor dedi. strawberry shortcake isimli bir çizgi filmdir bu. bilirsiniz belki, rengarenktir… “benim de aklıma çocukken okuduğum bir masal...
Read More
adam’a şöyle söyle: “bu kadın yaşlandı; not almasına rağmen senin doğum gününü unutup, leonard cohen’in doğum günüyle birleştirip çalmış şarkını…” 😉 *** radyo z 10 yaşında ve sevgili müge radyo z’yi takip etmeye başladığında oğlu adam, karayip sahillerinde yengeç kovalıyordu. şimdi 12 yaşına gelmiş… o zamanlar onun için dinlemiştik aynı şarkıyı; şimdi tekrar çalıyorum. yolun...
Read More
hava durumunu dinlerken, sunucu deniz çırpıntılı dediğinde, içimde de bir şeyler çırpınmaya başlardı. bazı sözcüklere insan elinde olmadan ve hatta neden olduğunu bilmeden bağlanır; çırpıntılı sözcüğü de benim için öyle. rüzgar bulutları peşine takıp geldiğinde, deniz “heyecanlanır”;  üzerinde beyaz beyaz köpükleri sektirerek çırpınması ondandır diye düşünüyorum. masalsı bir şey bu… evet hava nefis ve deniz...
Read More
okullar açıldı. geçirdiğimiz tuhaf yazdan sonra,  güzün ve kışın normal ritmine dönmeyi çok istedim. işe dönmek bile iyi geldi bugün… kahvemi yapıp, ofisin penceresinde uzun uzun göğü seyrettim. niaz nawab‘ın sımsıcak sesi ve farsçanın büyülü evreni döne döne bana eşlik etti. hadi onunla başlayalım. raft o gozash diyoruz.
Read More
az da uyumadım aslında, gece derin bir uykunun kollarına aniden kendimi bırakıp, sabah alarm olarak bob dylan‘ın sesi, I am fool to want you diyene kadar uyudum… tezer’in gece eve dönüşü bile uyandırmamış beni. her halde bir dakika kadar yatakta, gitmesem mi diye düşündüm  ve sonra hızlıca toparlanıp kalktım. ilacımı içtim, bacaklarımı esneterek dişlerimi fırçaladım, giyindim ve...
Read More
ben buralarda yokken. nereden başlayacağımı bilmiyorum. kaldığımız yerden devam etmek en iyisi her halde. olan bitene yeri geldiğinde mecburen döneriz zaten… hazır sonbaharla başlamışken yeni yayın dönemine, birlikte güz şarkıları seçebiliriz belki. ne dersiniz? ilk şarkımız tindersticks‘den the fire of autumn olsun. peki ya, sizin sonbahar şarkınız ne?
Read More
döndüm… radyo’nun başına gelen kazadan sonra geçmişin bir bölümünü kurtarabildik. ama sadece metinler; fotoğraflar ve şarkılar uçtu ? yeniden eskisi gibi yayın yapabilir miyim emin değilim ama radyo z’nin hiç olmamış gibi olmasına dayanamayacaktım sanırım. bu siteye kalan geçmişi olabildiğince taşıyacağız. yeni radyo z elbette yarim ali’nin desteği ve gayretiyle toparlandı. onsuz olmazdı! ufak tefek kalan bazı...
Read More
1 18 19 20