20
Mar

epeydir buradan uzağım yine ve bu “derin dalıştan”…

çıkış için, herşeyden, itişten kaçıştan, gürültüden, uğultudan uzakta, akdeniz’in ortasından, girne’den kendimi yüzeye doğru yavaşça bırakıyorum ve soluksuz bir şekilde yeniden ortaya çıkıyorum…

geride bıraktığım yarın yüzyılı kutlamak için bunca senedir hep mesafeli durduğum bu ada’ya geldik…

doğduğum topraklara, suya yakın diye… akdeniz diye…  yeni bir yer diye… yeni bir nefes diye…

iyi yaptık; kesinlikle iyi yaptık… burası insanın, en azından bizim, kendimize geri dönebileceğimiz, iç sesimizi yeniden duyabileceğimiz bir yer; ışıltısız, sakin ve durağan…

***

şu anda uzun uzun yazamayacağım… sadece şimdi sizden bana bir şarkı seçmenizi isteyeceğim. bir şekilde beni size hatırlatan bir şarkı olabilir bu veya benimle bir şekilde ilişkilendirebileceğiniz bir şarkı.

doğum günü hediyesi niyetine; 50. yaşım için 😉

***

limana ve kaleye bakan küçük bir otelde kalıyoruz… peynir ve şarapla sade bir akşam yemeği yedik ve bize lady day eşlik etti.

onsuz eksik kalırdım…

ilk şarkı benden yani.

beni ben yapan şarkılardan birini billie holiday‘den dinliyoruz şimdi ve

you go to my head

diyoruz.

fotoğraf girne kalesindeki sarı yoncalar; sarı büyülü bir renk ve benim için aşk demek…

Leave a Reply

18 ÷ 2 =

Skip to toolbar