kategori

blues
ama güneş tuhaf, parlak bir griliğin ardından parlıyor. sanki gökyüzü parlak opaktan bir levha gibi… hava ılık ve ben yağmur yağsın istiyorum. şu doğayı canlandıran yağmurlardan; yağdıkça yeşili şenlendiren, toprağı susuzluğundan gideren cinsten… günler öylece geçiyor. büyük ölçüde çalışarak… arada yavaş yavaş da olsa bir şeyler okuyorum ve bir şeyler izliyorum. ama şu sıralar pek...
Read More
leylakdalı sayfasında bir “çelınç” duyurusu yaptı. duyuru sahibi bir başka blogger  olan SonikHanım‘dı… blog sayfaları epeydir genel olarak sessiz çünkü anladığım kadarıyla. her ne kadar gündem, bıkmışlığımız vs gibi nedenler bu sessizliğinin nedeni gibi  görünse bile belki de blog devri sona erdi. çoktandır herkese çeşitli ortamlarda,  fotoğraf paylaşıp, altına kısa bir not düşmek daha kolay geliyor sanki. sözcüklerden...
Read More
beni “ben” yapan her şeyi yavaş yavaş yitiriyorum gibi hissediyorum artık… belki de insan bu “hayatın sonuna” böyle alışıyordur. etrafta sana ait bir şeyler kalmayınca buralarda olmanın da bir anlamı yok her halde. canımız leonard cohen belki de; ‘Ölmeye hazırım. Umarım çok rahatsız edici olmaz… Aslında sürekli kendimi dramatize ettim, çok abarttım. Sonsuza kadar yaşamaya niyetliydim…” derken,...
Read More
bob dylan‘a bugün nobel edebiyat ödülü verildi… adam tartışmasız şair, tartışmasız müzisyen… ritminden ve değerinden hiç kaybetmeden üretmeye devam ediyor… ödül ilanında komite sözcüsü “Sappho ve Homer’in şiirleri de müzik eşliğinde sunulurdu. O büyük bir şairdir” demiş. bakalım bu ödüle reaksiyonu ne olacak dylan‘ın; merakla bekliyorum. elbette bob dylan dinleyeceğiz ve elbette bir bob dylan...
Read More
facebook’da şöyle yazdı; “Sabah evden çıktım, önümde kirpi, akşam dönerken bir fare… kimbilir ne yaşamlar ne ruhlar var daha hemen yanıbaşımızda, ama göremediğimiz. Bugün, şehrin tüm gürültüsüne rağmen belki bir kuş sesi size ulaşmaya çalışıyor, belki de güneş tenimizde kışın anımsamamız için bir iz bırakmaya…” bunu hep düşünürüm ve şu sıralar okuduğum kitap güvercinler gittiğinde‘yi...
Read More
iki gündür denetimdeydim; bu sefer denetçi olarak… bu işler bizim gibi -mış gibi yapmayı seven yerlerde pek de kolay olmuyor. kocaman bir oyun oynuyoruz; kötü bir oyun… ofise geldim. kendime gelmek için sabah kaldığım yerden lady day dinlemeye devam ettim. billie bende her zaman sarılma etkisi yaratır; büyülüdür. evet billie holiday söylüyor you go to my...
Read More
son iş günündeyiz. bu tatili, tuhaf bir şekilde hiç istemedim. şu sıra sırası değildi; açıklaması zor… neyse şimdi sevgili nejat’ın sonbahar şarkısını dinleyelim; nefis bir parça… snowy white midnight blues diyor. fotoğraf sabah yaptığım orman yürüyüşünden. kaplumbağaların öğle uykusu köşelerinden biri bu 😉
Read More
1 2